ZORBA May29

Tags

Related Posts

Share This

ZORBA

ZORBA /Nikos Kazancakis

Hayatta “Zorba” olarak doğmadıysanız sayın okur,mutlaka onun gibi bir dostunuz,arkadaşınız olsun.Çünkü kendinizin cesaret edip hiç gidemeyeceği yerlere onun arkasında veya yanında gidebilir;hiç söylenmeye cesaret edemeyeceğiniz cümleleri onun yanında duyabilirsiniz .En önemli özelliği nedir Zorba’nın? “Cesaret” diyebilirim.İnsanoğlu binyıllardır yeterince sorgulayamadığı gibi,ilerleyişlerini de sorgulayanların arkasına sığınarak katedebilmiştir.Gerek karşımızda,gerekse zihnimizde dikilen meta ‘lar ancak cesur sorgularla ya yıkılır,ya da anlaşılır hale gelip kabul görür.

 

”Biraz sonra da -Vatandan Kurtuldum dedi.Papzlardan kurtuldum,paradan kurtuldum;silkiniyorum.Silkindikçe de hafifliyorum. Nasıl söyleyeyim sana?Kurtuluyor,insan oluyorum”

Kitapta olaylara patron ve zorbanın gözü ile bakıp kıyas yapabilmemize olanak sağlıyor Kazancakis.Köyün ortasında dulun öldürülüşüne isyan eden tek kişi Zorba olmuştur.Alışılana bir başkaldırıdır onunkisi lakin yetmemiş,yetememiştir.Patron ise yine alışılanın karşısındadır ve/fakat duruşu daha pasifdir.Olayı kabullenişini veya kendini yaralayışını aşağıdaki sözlerle bertaraf edebilmiştir.

”Yılladır bütün zehirlerin bala dönüştüğü bir arı kovanı olan beynime dulun katili gelip çöreklenmiş ve orayı allak bullak etmişti.Felsefem,bu korkunç uyarıyı hemencecik kavradı,onu imgelerle kuşattı;kurnazca ve çabucak onu zararsız duruma sokuverdi.Tıpkı,bal arılarının,ballarını çalmak için kovana giren aç eşek arısını bal mumuyla örtüp dondurdukları gibi.”

Patron ve Zorbanın birbirlerine duyduğu sevgi ve yakınlık;Patron İçin,kitaplarda bile bulmakta zorlandığı yaşamı ve derslerini ,Zorbanın sorgusuz ,zor,maceralı yaşamının herbir tecrübesinden çok daha gerçekçi alabilmesi ve anlayabilmesi olmuşken,Zorba İçin ise Patron okudukları,gülerek dinleyişi ve varlığını teyid edişi ile kendini adeta saçma bir monologdan ziyade anlamlı ,düzenli,hayranlık dolu bakışlarla kabul gördüğü ,bir diyaloğa dönüştürmüştür.Başka bir deyişle her ikisinin de varlığının teyidi olmuştur birbiri.

”Dünyayı bugün ki duruma getiren nedir,bilir misin? Yarım işler,yarım konuşmalar,yarım günahlar,yarım iyiliklerdir. Sonuna kadar git be insan,avara et ve korkma! Tanrı,baş şeytandan çok yarım şeytandan iğrenir.”

”. ona baktıkça bana birden ihtiyar bir baş melek gibi görünüyordu.Çünkü Zorba’nın bu raksı sadece kışkırtma,inat ve isyandı.Sanki şöyle bağırıyordu:Ne yapabilirsin bana Kadir-i Mutlak! Bana hiçbir şey yapamazsın!Yalnızca beni öldürürsün.Öldür beni.Kılım bile kıpırdamaz!Hırsımı aldım!Söylemek istediğimi söyledim!Oynayacak vakit de buldum.Artık sana ihtiyacım yok…”

 

” Bu denizde çok hazlar duymuştum;Zorba’yla geçen hayatım,yüreğimi genişletmiş,onun söylediği bazı sözler,içimdeki çok düğümlü kaygılara basit bir çözüm vererek aklımı yatıştırmıştı.Kusursuz iç güdüsü ve o ilkel kartal bakışıyla bu adam,sağlam ve kısa yollardan kestirme gidiyor,çabanın doruğuna-çabasızlığıyla-yorulmadan,kolayca varıyordu.’’

Zorba’nın biraz kadın cinsiyete uzak,hemcinslerim için benmerkezci olarak gördüğümü ve içimde yoğun bir Girit merakı büyüttüğünü de belirtmek isterim.

Zaman kaybetmeden okumanız temennilerimle…

Murat AKBABA

468 ad