YEŞİL YOL

YEŞİL YOL/ Stephan King

Birçoğumuzun repliklerine kulak aşinasi olduğu , Stephen King tarafından ele alınan roman. Beyaz perdeye uyarlandıktan sonra birçok dalda ödül alan bir film.

Roman, hapishane başgardiyanı Paul Edgecombe gözüyle ele alınıyor.
Could Mountain hapishanenin E blogunda bulunan mahkûmlar elektrikli sandalyeye oturtularak idam edilmek için sıra beklerdi çünkü bu hapishaneye sadece idam edilmek üzere mahkûmlar gönderilirdi. Could Mountain hapishanesine iki kız çocuğuna tecavüz edip öldürmek suçundan ,oldukça iriyarı olan John Coffey adında mahkum getirilir.

Hapishane başgardiyanı Paul Edgecombe ağır bir enfeksiyon geçirirken Coffey ona doğa üstü güçleri ile yardım eder. Paul ,Coffey’i merak eder ve araştırmaya başlar. Coffey’in aslında bir karıncayı dahi incitemeyecek yapıda birisi olduğunu anlar. Coffey’in suçlu olmadığını anlar fakat yapabileceği bir şey yoktur. Coffey suçsuz yere idam edilir. Paul Edgecombe yaşlanınca bakım evinde kalır ve anlarını kaleme almaya karar verir.

VE Sonsöz;

“Yoruldum, patron.Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum.Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun? 
Karanlıktan korkuyorum patron lütfen ışığı kapatma…”

Baran ÇELİK