Haz 26, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

YERE DÜŞEN DUALAR

YERE DÜŞEN DUALAR

YERE DÜŞEN DUALAR/Sema Kaygusuz

“Oğlumdu tekgöz, bir tanem!
Tek gözü yetmezmiş gibi çocukken
Körlüğü oynar, çoğa yorardı kendini
Kimsecikler bakmadığı halde. 
Gözünden başladı masumiyet kirlenmeye. 
Büyümek kederli. Şiddet dolu. Büyümek,
Köşeli bir vicdan beslemek karnında 
Bir türlü yerine sığdıramadığın”

Ada’nın dört köşesi deniz. Dört köşesi sessiz. İçinde yaşanıyor her şey. Yıkım, terk ediş, yalan dolan, sevgi nefret. Ya denize döküyorsun kendini ya da deniz seni çarpıyor kayalara. Mahrumiyetin, mecburiyeti yaşanan. Telaşlı, dingin, sabırlı ve yorgun. Coğrafyanın gücünün hüküm sürdüğü kıraç topraklarda bir türlü yeşeremeyen kaderler hasatı. Mutlu olmak suç burada, rüzgarın keskinleştirdiği yüz hatlarının izin verdiği ölçüde gülmek mümkün ya da mutlu ve en kötüsü o izin içinde umut etmek.
İki yabanıl hayat, yanlızlığa hüküm giymiş. İki kesişmeyen öykü… Birbirinin içinden doğan ve hatta içine doğan… Biri mitolojik ,biri günlük hayat. İkisi de büyümenin derdinde büyümeye mahkum iki hayat. Değişimin tüm acılarını içine sindirmeli yoksa var olmak sorun. Korku bu acıların en büyüğü; en çok sorunda kendinden korkmak:

Bundan böyle kat kat adam, pul pul altında. Hızla çirkin bir şey oluyordu. Kadınla erkek arası bir garabet! Buna değişim denemezdi doğrusu, tam tersine, henüz hiç yaşamamış birinin, en uygun zamanı yakalayıp kabuğunu yarmasıydı. Başkalaşım… Kendi asidinde eriyişiydi bir kadının ve açığa çıkan yabancı bir gövdeye apansız göçmesiydi. Hemencecik erkeksi çizgiler yerleşti yüzüne. Oğlan yüzüne bakmıyordu onu. Sahi, yabancılardan korkardı o zamanlar. Birdenbire ortaya çıkan, tekinsiz karaltılardan…”

Korkunun kaynağı neydi ki; insan mı, birlikte yaşamak mı, birlikte yaşamaya mahkum olmak mı? Belki de hepsiydi ya da hiç birisi değilde sorun kendin olmaktı. Büyürken söylenen yalanlardı canı acıtan ve en çok da:
“… gerçek tümüyle sürçmeye başladı hayattan.” Zamanın yükünü omzuna alıp taşımanın zorluğu bir yana, vicdanı taşımanın yükü daha ağır gelir insana. Yapılanlar kadar yapılmayanlar da hesap sorar adama. Sabrın erdemi yardımcı olsa da isyanın ateşi yakar insanı. İntikam soğuk yenir ama hayatın sıcağı soğutmaya izin vermez çoğu zaman. Yitik bir sürü ruh eşlik eder insana, ortak bir kader yaratmak için kıraç coğrafyada. Dört tarafı denizle çevrilidir adanın da dört tarafı insanla çevrilidir yalnız insanın. Bir mitolojik öykünün ortasına düşersin zamansız, amansız ve kendi mitolojik öykünü bulursun satırlar arasında.
Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

  • avatar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir