Ağu 19, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

YABAN KOYUNUNUN İZİNDE

YABAN KOYUNUNUN İZİNDE

YABAN KOYUNUNUN İZİNDE/Haruki Murakami

Haruki Murakami artık küçük çapta bir dostluk kurabildiğimi bilmenizi isterim sayın okur.Kitaplarını okudukça onu ve iç dünyasını,tarzını,kurgularını ve elbette ki bir sonra ki hamlesinini de üç aşağı beş yukarı kestitrebiliyorsunuz.

”Okumak demeyelim de mısır koçanı kemirir gibi kemirirdi kitabı”

Öncelikle hayatta,belki de çoğu zaman hiçbir şeyde iddialı olmayan kahramanımızı bir kenara koyalım.Çok güçlü değildir tahmin ettiğiniz gibi bu şahıs.Mutlaka birkaç değişik özellik ve karakterde; çok güzel olmayan fakat mutlaka çekiçilik barındıran kadınları zaman zaman dozunda erotizmle birlikte kahramanımızın yanına koyalım.Bir kedi,bir kuyu,alkol,bir kaotik şehir,mutlaka kaliteli müzik ve sonu hiç olmayacakmış gibi akan  ve çoğu zamanda bu sonun hiç tanımlanamadığı bir finişle size imzasını atan yazarın yine en önemli özelliği kafanızda kurduğu ve sizi içine çekmekte hiç geri durmayan kurgusu ve tasvirleri.İşte benim gözümden HARUKİ MURAKAMİ…

”Bu onaltı basamaklık dünyanın içinde ”Sarhoşların En Kibarı” ünvanını taşırım.Sıradan bir başarı.Kişinin ,sarhoş olduğu gerçeğini peşinen kabul etmesi yeterli”

2008 yılında türkçeye çevrilen romanda,bir reklam ajansı sahibi kahramanımız ,alelade basit bir reklama koyduğu bir resim yüzünden  kendini bir koyunun peşinde iz sürerken bulur.Fantastik bir dedektiflik öyküsü akarken  ortam bu sefer soğuk ve mevsim kıştır.

”Kuzey Çin ve Moğolistan topraklarının kimi yörelerinde koyunların insanların içine girmeleri sık rastlanan bir olgudur.Yerel halk arasında bir koyunun bedene girmesinin tanrıların bir lütfu olduğuna inanılır.”

 

”Her kadının dolu diye işaretlenmiş bir çekmecesi vardır ki,her türlü anlamsız öteberi ile doludur.Bu da benim uzmanlık dalım.O işe yaramaz öteberiyi çekmeceden teker teker çıkartır ve onlarda bir türlü anlam bulurum.Sanırım cinsel çekicilik denen şey de budur işte.Peki ya sonra?Ne işe yarayacak bu?Buradan gidilecek hiçbir yerim yok,kendim olmaktan vazgeçmek dışında”

 

”Açık konuşmak ve gerçeği dile getirmek biribirinden tümüyle farklı iki şeydir.Pruva geminin kıçına göre neyse ,dürüstlükte gerçeğe göre odur.Önce dürüstlük gelir en arkadanda gerçek.Aradaki mesafe geminin boyutuyla doğru orantılı olarak değişir.Herhangi büyük bir şeyde gerçeğin gelmesi epey gecikir.Gerçek kimi zaman kendini ancak iş işten geçtikten sonra gösterir.”

 

“çevremdekilerin karşı çıkmasına aldırış etmeden barla ile ilgili haklarımı olduğu gibi devrettim. elbette bunu yapmak çok içimden gelmiyordu ama “roman yazarı” gibi bir etiketi taşıyarak yaşama kararındaydım. “hele bir iki yıl boyunca beni serbest bırakın, eğer başarılı olamazsam yine bir yerlerde küçük bir bar açabilirim, değil mi?” dedim karıma. “olur” dedi o da. o sıralarda halen yüksek miktarda borcum vardı, ama bir şekilde hallolur diye düşündüm. bu 1981 yılındaydı. elimden gelen her şeyi yapmak niyetindeydim. kendimi masaya çivilenmiş gibi roman yazmaya vererek, o yılın sonbaharında romanıma malzeme toplamak üzere bir hafta kadar süreyle hokkaido seyahatine çıktım. sonra ertesi yılın nisan ayına kadar romanım yaban koyununun izinde ‘ yi tamamladım. başka bir şansım olmayabilir düşüncesiyle olanca gücümü yaptığım işe vererek yazdım.” H.Murakami

 

”Zayıflık bedende çürümedir.Kangren gibi.Ben daha yeniyetmelik çağımdan beri bunu bilirim.Bunun içindir ki her zaman tetikteydim.İçinde çürümekte olan o şey var ve sen onu hep hissediyorsun.Bunun neye benzediğini anlayabiliyor musun?”

Keyifli Okumalar!

Murat AKBABA

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir