USTA İLE MARGARİTA

USTA İLE MARGARİTA /Mikhail Bulgakov 

Mihail Bolgakov’un ”Genç Bir Doktorun Anıları” ve ”Köpek Kalbi”nden sonra okuduğum üçüncü romanı…30’lu yılların Moskova’sında geçen hikayede metafizik kavramlara dönemin SSCB’sinin ne denli rasyonel bir yaklaşımda bulunulduğunu,başta şeytanı temsil eden Prof Woland ve ekibi,daha sonra Yahuda valisi Pontius Pilatus üzerinden Ha-Nozri (Hz İsa) ‘nın iki ayrı dönemi üzerinden ele alınmaktadır.

Konunun sıkıcılığını ise Prof Woland ve ekibi (Azazello,Korovyev,kedi Behennot) tarafından fazlası ile üstesinden geliyorsunuz.Tabi şeytan Prof Woland ise pek de ürkünç değil de diyebilirsiniz,hatta bir miktar merhametli bile bulabilirsiniz zat-ı muhteremi.Latife bir tarafa,şeytanında meleğinde insanoğlunun içinde olduğunu şimdi de bildiğimiz gibi,dönemin Moskovası’nda ve Yahuda’sında geçen olaylarda pek tabi görebiliyorsunuz.Dini inanmışlıklarımızı ise Matta Levi üzerinden süzebiliyoruz.

 

Usta ve Margarita’ya gelirsek…Biri yazdıkları sonucunda, gerekli veya hakettiği yere gelemeyen,sevgisinin karşılığını bile hakettiği yerde ve şekilde alamayan; belki bir romantik,belki bir ”looser” Diğeri ise yanlış yerde ve zamanda bulunmasının cezasını çekerek aşkı için onca riski göze alan ve geri atmayan bir aşık.ları Mutlulukları ise ölümlü dünyada mı yoksa sonsuzlukta mı?

 

”dostoyovski’nin yazar olduğuna inanmak için kendisinden bir kimli kart mı istememiz gerekirdi? (…) rastgele eserinden 5 yaprak alın, karşınızdaki adamın yazar olduğunu hemen anlarsınız! sen ne dersin?” diye sordu koroviyev begomat’a. “hayatı boyunca yazar olduğunu gösteren bir kimlik kartı bulunmadığına bahse girerim!” dedi begamot…

kadın, “siz dostoyovski değilsiniz” dedi. 
“hah hah haaa, kim bilir” diye söylendi koroviyev
“dostoyovski öldü!” dedi kadın. 
“protesto ediyorum!” diye ateşli bir sesle haykırdı begamot. dosteyevski ölümsüzdür!”

Tanıtım Yazısı:

Acımasız bir sistem eleştirisini derin bir felsefi tartışmaya dönüştü­rerek insan kadar eski iyi-kötü tartışmasını irdeleyen Usta ile Margarita, iki ayrı öyküyü yan yana getirir. Bunlardan biri XX. yüzyılda Moskova’da, diğeri Pontius Pilatus’un 26-36 yılları arasındaki valiliği döneminde Yahuda’da geçer. Romanın başkişisi, Prof. Woland kılığına girmiş olan Şeytan’dır. Moskova’ya inen Şeytan, seçkin aydın çevrelerinin ikiyüzlülüğünü ve yozluğunu gözler önüne seren çılgınca oyunlara başvurur. Onun karşısındaysa akıl hastanesine kapatılan, baskı altındaki bir romancı, yani “Usta” vardır…

Mihail Bulgakov’un ancak ölümünden yirmi altı yıl sonra, üstelik katı bir sansürden geçerek yayımlanabilen dev romanı Usta ile Margarita, XX. yüzyıl edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Keskin yergili bir mizahla dolu fantastik bir roman olan Usta ile Margarita’yı, SSCB döneminde kitaptan çıkarılan seksen sayfayı da içeren eksiksiz çevirisiyle sunuyoruz.

Keyifli Okumalar!

Murat AKBABA

468 ad