TÜNEL

TÜNEL /Ernesto Sabato

“…ama yaşamak gelecekte anılar inşa etmekten başka bir şey değil…”

Ernesto Sabato bunu söylerken hiç bir ayrıntıyı kaçırmamış. Yargılamış.. sorgulamış…  En çok eleştiri oklarını batırmış kendine ve tüm insanlığa.

Bir tünelin etrafını çizmiş yazarken, ”tüneldeyim” demek yerine. Olduğu durumu,çıkmazlarını yazıya dökmüş.Fransızların tabiri ile “novella” da ikili ilişkilerde yaşanan tüm açılar var . Bir çok olayı yazarken,adeta kendi bilgi dağarcığını ortaya koymuş.

Bir kadın ve bir erkeğin tutkulu, bir o kadar da şiddetli aşkını bir erkeğin gözünden anlatıyor  roman. Kıskanç, önyargılı, kuşkucu bir bakış bu. Erkeğin, her tavır ve davranışı kendince anlamdırmasının doğurduğu sonuçlar var bu romanda. Tabii ki aldatmanın aldatılmanın tüm doğası varoluşçu bir bakış açısıyla yer alıyor romanda. En çok üzerine durulan nokta ‘‘var olmak kime ne ifade ediyor”.

Biz yanımızda olmasını istediğimiz insanın ”tümü” nü istiyoruz sanırım. Ruhu,bedeni “eti kemiği” ile birlikte. Eti kemiği diye belirttim çünkü yazarda bu konu üzerinde duruyor.
-Sahi biz ne istiyoruz yanımızdaki insandan?
“Dünyanın korkunç bir yer olduğunu göstermek için fazla kanıta gerek yok.” diyen yazar,kendini bu çirkef ve çamura bulaşmadığına inanan roman kahramanının düştüğü durumu yansıtır. Bu noktada kimsenin masum olmadığını, bir kez daha vurgulamış olur.Yazarın varmak istediği noktanın bu olduğundan eminim çünkü var olmak yeterince insancıl bir şeydir. Ve insanlık bencil ,kıskanç ,öfkeli ve hasettir. Aksini kanıtlayan hiç bir delil de yoktur. Ama bunu ispata ihtiyacı yok. Yaşadığımız gerçeklik ortada.


Son düzlükte romanın adının kaynağını altını çize çize anlatıyor yazar. Şeffaf bir tünel tarifliyor. Bu tünel var da biz mi içindeyiz; yoksa bizim yaptığımız bir tünel mi? Bu soruyu soruyorsunuz kendinize. Sonra bu novellayı bu bakış açısıyla tekrar okumak istiyorsunuz.
Keyifle okuyunuz!

Ömer AYDEMİR