Ara 14, 2017

Posted by in Kitap | 0 Comments

ŞEYTAN

ŞEYTAN

ŞEYTAN – Lev Tolstoy

En sevdiğim yabancı klasik eserler Tolstoy’un kaleminden çıkmıştır. Genellikle ağır ilerleyen ve çoğu kişi tarafından okurken sıkıldıklarını itiraf ettikleri klasikler Tolstoy’un kaleminden çıkınca daha sürükleyici oluyor. Yazarın yaşam öyküsü de beni etkilediği için belki kitaplarını bu kadar çok seviyorum.

Şeytan yazarın ölümünden sonra bulunan bulunmuştur. İncecik olan bu kitap hızla bitiyor. Bu kitabın önemli bir özelliği de yazarın bu kitap için iki farklı son yaratmış olması. Belli bir noktaya gelince yazar seçimi bize bırakıyor. Hangi sonu okumak istersek ona yönlendiriyor ya da sırası ile ikisini de okuyabileceğimizi belirtiyor.

İsmi Şeytan olsa da kitabın bu bir gerilim kitabı değil öncelikle onu belirteyim. Aslında bir dram kitap. Biraz psikolojiye de girersem id ile süper egonun tartışması da diyebiliriz.

Yergeni babasından miras kalan çiftliği borçlarından kurtarıp büyük babasının zamandaki bolluğuna ve refahına kavuşturmak istemektedir. Bunun için şehirden ayrılıp çiftliğe annesinin yanına yerleşir ve çiftlik için elinden geleni yapmaya başlar. Bu arada da bekar ve genç bir erkek olduğu için hanım arkadaşlarla görüşmek ister. Bu küçük çevrede bunu nasıl yapacağını düşünürken bir aracı vasıtası ile köylü ve evli bir genç hanım ile görüşmeye başlar…..

Yevgeni bu ilişkiyi bitirip evlenir. Fakat bir süre sonra bu hanımı aklından çıkaramamaya başlar ve bu nokta da sorunlar başlar…

İdin sürekli hatırlattığı tutku ve süper egonun direttiği toplumsal baskı ya da adına vicdan diyelim. Yevgeni bu iki etken arasında kimseye belli edemediği bir cehennem yaşamaktadır.

Bu kitapta Tolstoy da bu ikilemi ve Yevgeni’nin tercih edebileceği iki farklı sonu da kendi üslubu ile bize aktarıyor. Ben de kalemine sağlık büyük üstat diyorum!…..

Kaynak:Nilüfer AKDEMİR/kozmokitap.blogspot.com.tr

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir