May 6, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

SEFİLLER

SEFİLLER

SEFİLLER /Victor Hugo

‘ excusez-nous les gens heureux, c’est la ballade, c’est la ballade des misereux ‘
-bağışlayın bizi mutlu insanlar, bu sefillerin masalı –

Victor Hugo’nun ele aldığı, dünya çapında üne kavuşmuş ve okuduğunuz zaman dünya klasiği olduğunu anlayabileceğiniz son derece akıcı bir şekilde ele alınmış muhteşem bir roman.
Jan Valjan fakir bir köylüdür. Ablasına ve çocuklarına köyde çalışarak bakmaktadır. Çaresiz kaldığı bir gece bir ekmek çalmaya teşebbüs eder ve beş yıl hapse mahkum edilir.

“14 yaşımdayken karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığımda beni zindana attılar ve orada tam 6 ay bedava ekmek verdiler. Hayatın adaleti budur.” 

Bir kaç kez kaçmaya teşebbüs edince cezası 19 yıla yükseltilir ve kürek cezasına çevrilir.


Jan Valjan cezası bitince dışarı sert bir adam olarak çıkar. Herkes tarafından dışlanır. Küçük bir kasabaya gelir ve kendini Madlen Baba olarak tanıtır.

”Bir insan sefalet bataklığına düşmeyi görsün.Çırpındıkça aşağılara iner.Biri çıkıp da elinden tutmayacak olursa, gırtlağına kadar batar; bütün ümitleri söner.O zaman dehşetlerin en korkuncu mümkün hale gelir.Kaybedeceği bir şeyi kalmadığını düşünerek değil krala, Tanrı’ya bile küfreder…Baba, anne, kardeş, evlat, akraba, kumarbaz, ayyaş, hırsız, fahişe onun nazarında birdir.En adi suçu bile işlerken yüzü kızarmaz; vicdanı kendisini rahatsız etmez.”

Fabrikada kullanılan hammaddeyi değiştirerek yüksek oranda kâr elde eder. Bu kârı işçilerin maaşına yansıtır. Kent artık ekonomik refaha kavuşur ve kentin belediye başkanı seçilir halka yardımlarını esirgemez ve halkın gözünde gerçek bir sevgilidir.
Kentin polis müfettişi Javer, Madlen Baba’dan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Çünkü yıllar önce Tulon Cezaevi’nde gördüğü Jan Valjan’a benzemektedir. Merkeze bir yazı yazar fakat gelen yazıda Jan Valjan’ın yakalandığı yazar. Jan Valjan yerine ona çok benzeyen birisi yakalanmıştır.
Madlen Baba fabrikasında çalışan Fantin adında genç bir kadın vardır. Babasız bir çocuğa sahip olduğu için kızını kente getiremez ve kızını Kozet’i yolda tanıştığı bir hancıya emanet eder ve her ay düzenli olarak bakım parasını gönderir. Kozet perişandır her türlü eziyete maruz kalır sevgiye muhtaçtır adeta.
Madlen Baba babasız bir çocuğa sahip Fantin’i öğrenince işten çıkartır. Fantin kızının bakım parası için her türlü işte çalışır kızını kırlarda güzel elbiseler içinde hayal eder. Bir müddet sonra Fantin bu tempoya dayanamaz ve hastalanır. Madlen Baba , Fantin’in hastalandığını öğrenir ve ziyarete gider. Fantin , kızını son bir kez görmek istediğini söyler. Fakat Jan Valjan’ı Javer yakalar. Fantin ölür ve kızını Jan Valjan’a emanet eder.
Jan Valjan hapishaneden kaçar. Ve Kozet’i bulur. Onu evlatlık alır. Baba kız mutlu bir yaşam sürerler. Fakat Javer peşlerini bırakmaz oradan oraya kaçarlar.


Kozet büyür genç bir kız olur. Dillere destan bir güzelliğe sahiptir. Parkta baronun oğlu olan Markus ile tanışır ve birbirlerini severler. Marius cumhuriyetçi bir gençtir. Bir müddet sonra Cumhuriyetçiler ayaklanır. Ayaklanma esnasında polis müfettişi Javer yakalanır onu öldürme görevi Jan Valjan’a düşer. Jan Valjan katil değildir serbest bırakır müfettişi. Çatışmalarda Marius yaralanır. Jan Valjan , Marius’u oradan kurtarır ama Marius olanlardan habersizdir.
Marius iyileşince Kozet’le evlenirler. Jan Valjan kızı Kozet’i mahcup etmemek için onlardan ayrılır. Bir müddet sonra hastalanır. Kızını son bir kez en azından yaşarken görmek için Tanrı’ya yalvarır. Kapı açılır kızını ve Marius’u görür. Marius kendisini kurtaran aziz adama minnet duymaktadır. Artık aynı evde yaşayacaklarını söyler. Jan Valjan mutludur kızı gözlerinin önündedir. Artık mutlu bir insan olarak sevinir ve bu koca yürekli insan gözlerini dünyaya kapatır. Etrafı Kozet’in çığlıkları alır…

Baran ÇELİK

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir