Eyl 4, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

RÜYALAR SARAYI

RÜYALAR SARAYI

RÜYALAR SARAYI/İsmail Kadare

“Peki o zaman gerçek neydi, kökleri bir rüyadayken nasıl bulunabilirdi? Ayrıca, rüya ve gerçeği ayıran hiçbir belirgin sınır yoktu…”
Gerçekliğin neresindedir yarı ölü yatarken beynimizin bize oynadığı sürrealist tiyatro oyunları. Çoğunu hatırlamayız bile. Gerçek değil yaşadıklarımızın sonucudur gördüklerimiz. Oysa tüm müneccim, medyum ve bu nevi insanlar arasında önemli bir yere sahiptir; görülen duyulan ve aniden uyanma sebebi rüyalar. Bu bir yere kadar doğal elbette kişisel hayatımızın bir parçası olabilir. Ama ya ülkenin devletin kaderini etkilerse ne olur. Bu şu an bize biraz tuhaf geliyor olabilir; ama tarih bu tür yaklaşımlarla dolu. Mısır, roma, Osmanlı bu tür yaklaşımların örnekleri ile dolu. Yıldızname, su falı, kahve falı, müneccim başlarının başlarıyla ödedikleri ayrıntılar.


İnsanoğlu bilinmezden her zaman korktu. En büyük bilinmez de “gelecek” elbette. Gelecek de olacak her şey şimdiyi bağlar ve biz öngörmek isteriz, bilmek ve en çok da kontrol etmek. Rüyalar bu işe yarar bizim için, simgesel bir okyanusun bize sunduğu çakıl taşlarıdır, sarıldığımız. Yolumuzu bulmak için kullandığımız. Bu gerçeklikten uzak gerçekliğin içine en çok bilimden uzaklaşınca yaklaşırız. Oysa bilimsel veriler Işın’da öngörmek biraz daha kolaydır. Entrika azdır mesela objektif olmaya biraz daha yakındır subjektif olan rüyadan.
Rüyaları ciddiye alıp bir çok birimin kurulduğu sanal bir dünya size ne kadar uzak görünse de yaşanan tarih aksini söylüyor daima. Güç savaşlarının ortasına koymak ise çok mümkün bu aslı astarı olmayan simgesel sanrıları. Bir gerçekliğin ortasına atılmış geçmişle “köprü” sü olan bir kahramanın başına ne gelirse hak eder mi? Elbette bir güç savaşı ortasında kalmak dışında şansı olmaz bu kahramanın. Tabir ettiği rüyalar kadar bilinmez bir gerçeklik zemini yaşadığı. Sorgulamaya bile fırsatı olmadan akıp giden zamanın şahidi. Bulunduğu yerin ne olduğunu ancak durup düşününce fark eden. Bu tabloda kaybolmak mümkün veya yok olmakta. Bir oynak zeminde rüyalar başka şeyleri örtmek içinde kullanılır elbette, ekonomik buhranı, savaşı, isyanları ve halkın memnuniyetsizliğini. Tıpkı bugün gibi. Şimdi rüyalar daha az var ama sosyal medya bu rüyaların yerini çoktan aldı. Atılan twit ile paylaşılan resim ile algımızla oynamaları mümkün.
Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

  • avatar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir