RUHİ MÜCERRET

RUHİ MÜCERRET /Murat Menteş

2006 yılıydı…Gri bir Ankara gününde sıradan bir Karnfil sokağı metro ağzı trafiğinden sıkılıp kendimi Dost Kitabevi’ne atmıştım…Dublörün Dilemma’sı kitabı ile, arkasında ki hayranlık dolu Nihat Genç yazısına istinaden  o gün tanışmıştım ve hiç bırakmadım Murat Menteş’i.Peşine zorlukla edinebildiğim ”Kaosa Mütevazi bir Katkı” ve ”Aynalı Barikatlar” geldi.”Korkma Ben Varım”  sonrası en şaşaalı,en popüler kitabıdır ”Ruhi Mücerret”.Kapağında ki Orhan Gencebay,Cüneyt Arkın janjanı bunun en önemli kanıtı olsa gerek.

İnsan az da olsa kıskanmıyor değil tabi…’bu yazarı mutlaka oku’ diyebileceğin plase,süprizli bir yazarım yoktu o kitaptan sonra.Tabi dili,bilinilirliği arttıkça benzerleri,taklitleri,sahteleri artmaya ve bir lisan gibi çoğalmaya başladı Murat Menteşçe…Siz onun kadar lafbaz bir yazar okudunuz mu bilmiyorum ama ben hiç karşılaşmadım.

Ruhi Mücerret…

100 yaşında ki son istiklal gazisinin töre tören dolaşırken yaşlılık ile ilgili mizahi dilini,istemeden kendisini bulduğu aşkın ve maceranın içinde ise kelimeler ve cümlelerle olan dansı…

Karakterler;

Ruhi mücerret, zehra zarifoğlu, zülfikar zarifoğlu, zebercet zarifoğlu, masum cici, civan kazanova, enis binfiske, gamze gama, figen negatif, vecihi hiciv, avni vav, süreyya sülün, nazlı hilal,timur tümör,tahir tümör, bereket rubicon, korkut üneli, bedri dubara,serpil silahlıperi, fujer fuji, hakkı l. berfin, seviye sevi, zelda zula, sami pekinbay, jaledar jengar, pervin pervane, habip hobo, ökkeş körşebek, lüftü seymen

Kitapta altı çizilenler:

-ölüm karşısında herkes acemidir; ben de öyleyim. hala hayattaysanız aziz okur, şansınız var: acemi şansı.
-geçmişte kalan her şey kısa sürmüş demektir.

-güneş, dünyanın son günüymüş gibi parlıyordu. hava öyle sıcaktı ki, tavuklar haşlanmış yumurta yumurtluyordu

-Milyonlarca aptal gibi o da normal görünüyor.

-Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur

-İstanbul bir yandan senin rüyalarını çalar, öbür yandan sana hayaller hediye eder.

– vefat, uykunun bir derece fevkindedir. nasıl ki uyumadan duramıyorsak, bir raddeden sonra ölüm en hayati ihtiyaca dönüşür.

-ihtiyarlar gençlere ölümü hatırlatır. gençler de ihtiyarlara.

-Yağmur, şeffaf kıymıklar halinde yağmaya başladı. birileri gökyüzünde cam rendeliyordu adeta.

-Bu kadın, şişelenmiş yıldırıma benziyordu. kâinat güzeli seçilmediyse adaylığını koymadığındandır

-Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta günler uzun, yıllar kısa

-aşk, sizde olmayan bir şeyi, bunu sizden istemeyen birine vermeye çalışmaktı.

-bir davranışla ilgili olarak “asla yapmam” dediğimde, tam da öyle davranmama varan bir geri sayım başlıyor.
– hayatın hazırlık aşaması ömür boyu sürer. tam yaşamaya başlayacağın sırada sahadan şutlanırsın.
-keşke öpücükler biriktirilebilse.

-dünyayı değiştirecek kapasiteye sahip kişiler, genellikle hayatta kalma konusunda beceriksizdirler.
– insanların çoğu; yalnızca güç yetiremediği, beceremediği ve elde edemediği şeylere değer verir.
– unutma ki tövbekârın saygınlığını, geçmiş günahlarının büyüklüğü belirler.
-acımasızlık, suçtan ziyade cezada ortaya çıkar.
-hakiki müziksever, banyoda şarkı söyleyen kızı işitince, anahtar deliğine gözünü değil kulağını dayayandır.
– bazen kötüler, nadiren de iyiler kazanır. çoğunlukla herkes kaybeder.
-haddizatında, planlandığı şekilde ilerleyen olaylara hayat denmez.
– sevmek de yetmiyormuş… çok eskiden rastlaşacaktık.
-romantizm seni hayata bağlar. fazlası ise ölüme.
-aklımı kaçırdığımı düşünebilirsiniz. bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler.
– felek, tesadüflerle sağ gösterir ve gerçeklerle sol vuru. mutluluk, bu ikisi arasında geçen sürede yaşanır.
– eğer ‘ayağına gelen fırsatı tepmek’ diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim.
-her insan ölecek yaştadır.
– bu dünyanın kuralları güzel kadınları bağlamaz.
-mezar taşlarındaki ölüm tarihleri, ölülerin bizi kaç yıldır beklediğini gösterir.
– aşk, birine seni mahvetme yetkisi vermek ve bunu kullanmayacağına güvenmektir.
– dünyaya bağlanmadan hayata tutunmayı öğrenmemiz gerekiyor.
– kadınlara güvenirsen, yoksul ölürsün. erkeklere güvenirsen, erken ölürsün.
– ‘yapabileceği tüm hataları yapıp hiç ders almamak’ diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim.
– her şey yolundaysa, yeterince hızlı gitmiyorsunuz demektir.
– başını omzuma yasladı. ve evrendeki tüm taşlar yerine oturdu.
– “şimdi”nin ‘i’sine vardığınızda ‘ş’ tarih olur.
– n’olmuş? ıskalanan aşklar, yaşananlardan daima daha çoktur.
– çünkü duygular izahlarla paketlenip etiketlendiklerinde ölürler.
– kalbin ya paramparça kırılmak ya da taş gibi katılaşmak zorunda kaldığı bu dünyayı terk ediyorum.([NICHOLAS CHAMFORT’un intihar notu, 1741-1794]
– kader, bütün ihtimallerin toplamıdır. kıyametse, tüm ihtimallerin aynı anda gerçekleşmesi.

Keyifler Okumalar!

Murat AKBABA