Rembetiko Eyl25

Tags

Related Posts

Share This

Rembetiko

Yunanların alt tabaka müziği olarak da bilinen rebetiko, rebetisler tarafından çalınıp söylenen müziktir. Rebetis terimi ayrı bir yaşam mantalitesi, davranışı, bakışı ve tarzı olan karakteristik bir erkek tipini tanımlıyor. Karakteristik rebetis, toplum dışıdır, kurumsal güçlere meydan okur. Fakat onlara karşı militanca eylemlerde bulunmaz. Toplumsal geleneklerin dışında olduğu izlenimini verir, bununla birlikte yasadışı olmaktan kaçınır, yer altı dünyasıyla kendini özdeşleştirmez. Argo bir dil konuşur, her zaman silah taşır. Bir rebetis yoksul ve sıradandır. Egemen güçler onu  outsider olarak tanımlar.

Rembetiko şarkılarının kökeni hapishane şarkılarına dayandığı söylenmektedir.Hapishane şarkılarına yapılan ilk atıfların 19. yüzyılın ortalarına uzandığı bilinmektedir.1850’de bir Fransız asilzadesi olan Appair, hapishane sorununu incelemek için Yunanistan’a görevlendirilir.Yapılan bu incelemelerde ilk defa bu müzikten bahsedilir. 1890’da Moria Hapishanesi’ni ziyaret eden Papadiamantis, Dafnis ve Karkavitsas kişiler 1891 yılı “Estia” dergisinde (G. Drosinis tarafından yayınlanan bir dergide) yine bu şarkılardan bahsetmişlerdir.

Neo-Helanitik dönemde yaklaşık 1880 yılına kadar, Atina’da İtalyan operası hakimdir. Bu dönemin “Yunan” şarkılarının tamamı İtalyan operalarının melodilerine dayanıyordu. Yunan şarkılarının yaratılması için ilk teşebbüs İyonya Adaları Serenatları ve Atina Şarkılarıyla başlar. Elbette bu dönemde de  İtalyan operasının etkisi vardır ancak etkisi epey azalmaya başlamıştır.

Atina konservatuarı 1871 yılında kurulmuş ve aynı yıl atina’daki ilk sandan cafe ve 1873 yılında da isimleri sonradan cafe aman olarak değişecek sandur cafe açılmıştır. 1880 yılında atina’da müzik çevreleri ;”asya ilhamını” olarak tanımlanan aşk şarkıları amane‘leri sevenler ve bu şarkıların yunan özelliklerini taşımadığına inanan,dolayısı ile bu müziği dışlayanlar olarak ikiye ayrılmaktaydı.

1886 yılına gelindiğinde atina cafe aman larla doluydu, ve bu amanelerin tam hakimiyeti on yıl sürecekti.Bu dönem müzik karakteristikleri ”İzmir Stili”olarak adlandırılır ve belli bir makamda uzun, feryat eden enstrümantal ve vokal doğaçlamalar, şehvet uyandırıcı kadın sesi, Türk göbek dansına benzer 4/4’lük ölçüyle çalınan ve cinsel olarak tahrik edici çiftetelli tarzı hareketli bir danstır. Solo enstrüman melodisine oktav olarak çalan ikinci bir enstrüman eşlik eder.Aman cafe’lerin müzikal atmosferi apaçık Arap ve Türk etkisiyle güçlü bir oryantal havaya sahiptir. Çalgılar keman,lut,ud,santur idi.Yüzyılın sonuna doğru aman-café lerde azalma ve atina revülerinde bir artış görülmeye başlandı.Tiyatro tarzının gelişi ile yabancı müzik dinleyicilerinin artışı da gözlemlendi. Revülerin başarısı inanılmazdı ve 20.yy. ın ilk yirmi yılında revüler eğlence hayatının merkezini oluşturmaya başlamıştı.1922 yılından sonra revülerin içeriği değişti ve buna paralel olarak dinleyicilerin ilgisi de başka yöne kaydı.

Küçük Asya Felaketi olarak adlandırdıkları hezimetten sonra (Kurtuluş Savaşı yılları) aman-café ler bir süreliğine geri geldi, ancak hala 1916 ve 1928 yılları arasında operetler yunan müziğini domine etmekteydi. Yapılan bu müzik,ne revü müziklerine ne de “amanetzidika”ya benziyordu.Operetlerin ilk yıllarında yazılmaya başlayan sarap şarkıları, 1930lu yıllarda zirvedeydi.Ancak plakların çıkışıyla birlikte en büyük iletişim kaynağı olan tiyatro ve operetler populerliğini yitirdi.

Yunan müziğinin oluşumunda sosyal etkilerin payı oldukça fazladır.Ülkede ki  hayat, iç ve dış göçler, yunan topraklarının 1912 yılında genişlemesi , 1922’de ki küçük asya felaketi sonucu oluşan göçmen şarkıları, halk şarkıları, adaların halk şarkıları ile birleşip rembetiko’nun ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Rembetiko şarkılarının en güzel örnekleri liman kentleri olan İzmir,İstanbul,Siros,Selanik ve Pire’den çıkmıştır.

Rembetiko şarkılarının 3 gelişim dönemi olduğu söylenir.

-1938’e kadar olan dönem:

ilk rembetika şarkıları, kanuna aykırı hareketler ve aşk ilişkilerinden bahsetmekteydi.Pire ekolü öncüydü.Dönemin ve pire ekolünün öncüsü, Markos Vamvarakis’tir.Aynı dönemde izmir bestecileri  Vaslis Tsitsanis ve Manolis Hiotis rembetiko şakıları yapmıştır. 1936’da Metaxa rejimi tarafından Tountas’ın “Varvara” şarkısına sansür uygulandı ve ertesi yıl  Haşhaş, afyon ve nargile’lere yapılan atıflar bestelerden yok olmaya başlamıştır.

-1938- 1960 arası dönem:

Şarkılar da işgal sırasında yazılır fakat kayıtevleri 1946 yılına kadar kapalı kaldıkları için bu şarkılar kaydedilemez. O zamanlarda Vasilis Tsitsanis, Marika Ninou, Manolis Hiotis, Yorgos Mitsakis ve Giannis Papaioannou’nun rembetiko müziğini domine etmektedirler.  Markos Vamvakaris otobiyografisinde “tüm adalara ve festivallere giderdi” yazarından bahsediyor. 1940’larda Sotiria Mpellou gibi yeni dönem rembetiko bestecileri ortaya çıkar.1950’lerde ,Stelios Kazantzides ve Grigoris Bithikotsis gibi bestecilerle rembetiko müziği, nüfusun  daha büyük bölümlerine büyük bir sansasyon yaratır. Bu durum rembetiko müziğinin konularını genişlemesine neden olur.Bu dönemde unanistan’ın ürünü eski toplum dışıların rebetikosunun dönüşüdür. Buradaki ana çalgı buzuki,bağlama ve daha sonra da gitardır. Şarkıcı bir erkektir ve sesi metalik, ahenksiz, kulak tırmalayıcı ağır bir tonda olmalıdır. Fakat asla tatlı ve seksi olmaz. Müzikal stili düz ve ağırdır. Şarkı genellikle buzuki tarafından çalınan bir taksimle başlar. Taksim bir makamda yapılan doğaçlamadır. Şarkının stiline ve atmosferine dinleyici sokmak için bir giriş görevi görür. Ritmik karakteri serbesttir. Oldukça sık olarak taksim bağlamanın sürekli olarak çalınmasıyla sürer. Kısa bir taksim iki mısra arasında yapılır. Şarkının en çok kullanılan ölçüsü zeybek dansının ölçüsü 9/8’dir

1960’tan sonraki dönem:

1960lı yıllarda rembetiko bir hayalet halini almıştı. Bazı eski parçalar Grigoris Bithikotsis ve Sotiria Bellou gibi sanatçılar tarafından kaydedildi.Daha sonra ise, eski rembet ler tekrar eğlence merkezlerinde program yapmaya başladılar.Aynı zamanda, özellikle öğrencilerden oluşan bir gruba yönelik rebetiko şarkılarının dinlendiği ve rembetlerle tanışılan müzİk geceleri düzenleniyordu. 1961 yılında Hristianopoulos ilk rebetika edebiyatı olarak kabul edilen makalesini dağıttı. 1968 yılında ise Elias Petropoulos’un “Rebetika Şarkıları” kitabı yayımlandı.1970li yılların başında en büyük rembet sanatçıları vefat etmeye başladı(Stratos 1971,Markos 1972). 1980li yıllarda filmler, televizyon dizileri ve revüler yapılmaya başladı. Tsitsanis de 1984 yılında vefat etti.Rembetiko müziği,uluslararası müzikoloji el kitaplarında geçerli bir müzik türü olarak kaydedilir (The New Grove Sözlüğü Müzik ve Müzisyenler, Müzik İçin Yeni Oxford Companion). Müzeler kurulur, konferanslar düzenlenir, lisansüstü ve doktora tezleri onaylanır.

Müzikologların ve sosyologlarin ve dahi sokaktaki yunanlıların da bildigi üzere “bir yasam tarzi olarak rebetiko” ölmüştür,çünkü yaşayan bir rebet bulmak mümkün degildir.

 Ancak  hâlâ söylenen bir şarkı nasıl öldü kabul edilebilir?

(Kaynak:www.rebetiko.gr,wikipedi)

 

 

 

 

 

468 ad