May 3, 2019

Posted by in Kitap | 0 Comments

NİETZSCHE AĞLADIĞINDA

NİETZSCHE AĞLADIĞINDA

NİETZSCHE AĞLADIĞINDA/Irvin D.Yalom

Bir filozofun ve kendisine yardım etmeye çalışan bir doktorun,karşılıklı yaşam gayesini çözmeye çalışmalarını,karşılıklı yaşam amaçlarını,ilişkiler üzerinde vardıkları kanıları,kadın ve erkeğin içinde bulunduğu durumları,özellikle aforizmaları ile,farklı bir bakış açısı içerisinde ,yine farklı bir üslup kullanılmış eserde.

Fonda güzel Viyana,dönem 19.yüzyıl,mevsim kış…

Gelmiş geçmiş en anlaşılmaz filozoflardan biri olan Nietzsche ve onu ümitsizlik hastalığından kurtarmaya çalışan Dr.Breuer’in diyaloglarında gezinirken,aslında doktorun da hasta olduğunu kendi felsefesi ile doktora kabul ettirme sürecine tanıklık ediyoruz.

“Kendinden hiç hoşlanmayan pek çok insan gördüm; bunlar önce başkalarının kendileri hakkında iyi düşünmelerini sağlamaya çalışırlar. Bunu başarınca da bu sefer kendileri de kendileri hakkında iyi düşünmeye başlarlar. “

Kendi kabullenişinin peşine düşmek,afaki ve gereksiz beklentilerle başka kabullenişleri aramaktan kat be kat daha faydalıdır ruhumuz için.Çünkü barış hep güzeldir,ama en güzeli kendi benliğimizle yaptığımızdır.

Sonsuza dek mutluluğun anahtarı  sizce vurdumduymazlık mıdır,sıradanlık mıdır,yoksa büyümeyen çocukluk mu?

İnsanların hayatla mücadele edebilmesi,kendini savunabilmesi, ve dugusal hazza ulaşabilmesi için karşısına  çıkan zorluklara karşı kendinden taviz vermeyerek dik durması çok önemlidir.Bu duruşun hazzı,varlığından hayata yansıyan gerçek bir gölge gibidir adeta;her açıda ki kişinin ferkedemediği ve/fakat en çok kendisinin algıladığı bir duygu.Başka,daha kötü sonlara gebe anlarda vardır elbette.Duruşuna,kararına,doğrularına uyamadığı zaman ise bir gözyaşı gibi süzülüp gider insanoğlu.Bu karşı koyamayışın temelinde ise yaşadığımız ve yaşayageldiğimiz tüm hüzün,endişe,korku ile süslü olan birikimlerimiz var.İnsanoğlunun köşe başlarını tutan ve kişiden kişiye değişik şekilde sıralayabileceği -aşk,sevgi,şehvet,maddiyat,hırs vs- unsurlar vardır.Ümit etmek…Nietzsche’ye göre arkadaşlık,dostluk,duygusal yakınlık gibi kavramlar ile diğer insanlarla aramızda güçlü bir bağ kurmamız için yeterli değildir.Sadece yarşarken yaşayın…İnsan doğru zamanda yaşamazsa,doğru zamanda ölemez.

”Ben mi hayatımı yaşıyorum,yoksa hayat mı beni yaşıyor?” Neden böyle düşünürüz?Hayatta yaptığımız bazı seçimler bazen bizi duraklatsa,yavaşlatsa da,bizi herşeye rağmen mutlu,anlamlı hissettirecek olan yine kendimize doğru aldığımız kararlar olacaktır.

 

”Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki hiçbir şey engellenemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçük bir köprü vardır, o kadar. Ama sen tam bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: Bu köprüyü geçip bana gelir misin? İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın.O andan itibaren aranıza dağlar ve azgın nehirler girer;bizi ayıran ve yabancılaştıran duvar bitiverir önünüde ve artık biraraya gelmek istesek de artık yapamayız.”

 

Yasemin Baydak

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir