Şub 17, 2019

Posted by in Kitap | 0 Comments

MALAFRENA

MALAFRENA

MALAFRENA/Ursula K.Le Guin

Doğup büyüyoruz ve bu süreç bazen sıkıntılı,bazen keyifli,bazen yorucu olabiliyor. Hamurumuzda, pek çok şey var elbette;Bizi şekillendiren bir sürü ayrıntı  genler, aile, coğrafya…. Bu ayrıntılardan oluşan kendimizi şekillendirmek zor; çünkü ayrıntıların içinden, sana yakın olanı seçip bizimmiş gibi yapıyoruz. Oysa,onca yaşanmışlık içinde özgün olma ihtimalimiz o kadar az ki; bunu başarabilen kişi sayısı çok az.

Ergenlik ise bir dönüm noktası; hayatımızın en önemli,en sıkıntılı dönemi. Bu dönemde idealler içine dalarız. Somut düşünceden soyuta kayarken bizi tutacak sağlam zemin ararız. Bu zeminin ise idealler olma ihtimali çok yüksektir. Hak,adalet,özgürlük… Bazen sırf bu kelimelerin içinde barındırdığı anlamlar bütünü bile insanı kendine tutsak eder. O kadar büyüktür ki içleri,dipsiz bir kuyuya bakar gibi olursunuz onları düşünürken. Ne atsanız içine alır,kaybolur veya kuyuyu derinleştirir.

Aileden kopma,sosyalleşme sürecinde bir sürü hata ya da bir sürü doğru yaparız . Bu iki uç arasında oluştururuz kimliğimizi. İlk aşkı yaşarız çoğu zaman. O olmazsa ölüp biteriz. Abartılı bir süreçtir ergenlik.Ergen içinde sosyal onay en önemli olgudur. Ailesinin taktiri bir işe yaramaz. İlla arkadaşları kabul etmelidir onu. Sosyal onayı alıp devam etmek ister hayatına. Ve ideal bir evren yaratır kendine,bir sürü güçlü duygu ve bir sürü enerji…Oysa gerçek dünya başkadır, bambaşka:

“Eski ideallerimle fiilen başardıklarım arasındaki uçurumu doldurmak için elimde sabırdan başka bir şey yok!”

Bu çarpışan dünyalar arasında sıkışmış ve sıkılmış ergen kendi yolu üzerindeki tüm taşları kaya gibi algılar, tüm ırmaklar cennetten gelir, tüm aşklar kutsaldır. Abartılı bir gerçekliktir yaşadığımız. Ailemizi reddeden bir varlığa dönüşürüz. Kabuğunu sevmeyen bir kaplumbağaya ya da…

Yazar bu süreci ele almış bu gerçek romanda.Bir bilimkurgu yazarından böyle bir roman okumak ilginç ve keyifli bir yolculuktu. Hayatının en önemli sürecini,ailesini reddederek ve idealizm peşinde koşan bir gencin öyküsünü,arkadaşlarını ve ailesini aşklarını aktarmış yazar.Evim dediği kovuğu terk edişini,ona duyduğu özlemi,yaşarken büyümenin zorluklarını aktarmış ince naif bir dille. Zaman ve mekan tasvirleri içinde manzarayı fon yapmış fırtınalı bir başkaldırıya. Özgürlük mücadelesinin en iyi örneği değilse bile,bir varoluş mücadelesini aktarmış. Kelimelerin gücü asla yatsınmamalı demiş.

Ve unutmayın ”her devrim,bir insanın başka bir insanla konuşması ile başlamıştır.”
Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir