Ara 31, 2017

Posted by in Kitap | 0 Comments

KÖRLÜK

KÖRLÜK

KÖRLÜK / Jose Saramago

“Neden kör olduk bilmiyorum. Belki bir gün nedenini öğreniriz. Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi? Gördüğü halde görmeyen körler mi?”

En çok neden korkarız?Kaybetmekten bence… Sevgiyi, aşkı, varlığımızı, uzvumuzu ve yaşamımızı kaybetmekten… Kayıp bizi yaralar ,eksik bırakır. Bir çok gerçeklik, bu tam olma hali üzerine kurulmuştur. Toplumsal normal kavramı ,tam olan ,eksiksiz bir insan üzerine eksiksiz olmak için inşa edilmiştir. Saramago’nun bu deneysel baş yapıtı bu kurgusal gerçekliğe çomak sokuyor. Bir parametreyi çekiyor bu normdan. Yani görme duyusunu… İnsanlar bir anda sebepsiz yere kör olmaya başlıyorlar. Bir tek insan görmeye devam ediyor.
Kurgu muhteşem, yazım dili harika. En önemli iki özelliği var yazım dilinin paragraf noktalama işareti kullanmamış yazar. Bir de isimler çok güzel, sakallı adam gibi yazmış. Ali, Mehmet, Ayşe değilde sakallı adam, gözlüklü kız gibi. Bu bile müthiş bir ayrıntı. İnsanlar özel hissetmek için özel adlar kullanır. Bu romanda özel kimse yok. Toplumsal var oluşun dayatmaları söz konusu.


Roman hakim güç ve bu hakim güce uyma veya uymama, kabul etme veya etmeme durumları var. Roman kahramanlarının uyum süreci ve bu sırada olan tüm çarpıklaşmalar var.
En önemli şey hayatta kalmaktır. Bunun dışındakiler hep süperego dayatmalarıdır. Sevgi aşk bağlılık sorgusu yapıyor yazar bu kitapta hem de en sert dille.
“Birbirinize yeniden kavuştuğunuzda, gözleriniz de kör olacak, duygularınız da. Çünkü bizim yaşattığımız ve bizi bu halimizle yaşatan duygular gözlerimizden doğmuştur.”
Roman bir fantastik kurgu olsa bile, gerçeğe o kadar yakın ki. Bu yönüyle insanı dehşete düşürüyor. Çünkü tüm insanlık aynı anda kör olmasa bile; bir çok olaya körüz, görmüyoruz. Kendimizi toplumu değer yargılarını sorgulayan bir roman.

Keyifle okuyun!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir