Ara 8, 2018

Posted by in Sinema | 0 Comments

KIŞ UYKUSU

KIŞ UYKUSU

KIŞ UYKUSU /Nuri Bile Ceylan (2014)

2014 yılında Nuri Bilge Ceylan tarafından yönetilmiş film,ülkemiz sinema tarihinin en prestijli ödüllerinden birine imza atarak Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülüne layık görülmüştür.Haluk Bilginer,Demet Akbağ,Melisa Sözen,Nejat İşler gibi usta oyuncuların paylaştığı yapım için mekan olarak Kapadokya’nın mistik coğrafyası seçilmiştir.

Mevsim kasvet dolu bir güz-kış geçişi;merhamet,vicdan,kötülük,bağışlamak gibi ince kavramlara karakterlerin herbirinden kendi süzgeçlerinden geçen sözcüklerle katkıda bulunmaları sunuluyor filmde.Fonda coğrafyanın etkileyici yapısı ve kameranın başında Nuri Bilge olunca,olağanüstü yansımalar izliyor seyirci.

Filmde,bir  aristokrasi penceresinden kötülük,yardım,bağış,merhamet,özgürlük gibi kavramların üzerine düşen yansımalar ve gölgeleri;eski bir tiyatro oyuncusu,onun kendinden fazla genç eşi,eşinden boşanmış kızkardeşi,kirasını ödeyemeyen bir grup aile,bu aileye ait bir babanın oğlunun gözünden düşmesinin yaşattığı gurur sorununu yaklaşık 3 saatlik bir zaman diliminde perdeye yansıtılıyor.

Nejla karakterinin tam ”kötülüğe iyilikle karşılık verme”nin belki insanlığı kurtaracağı teoriğini savunurken,bardak takımını eksilten temizlikçisinin,”aslında aylığından keseceksin görecek gününü” şeklinde yargılaması oldukça manidar,komik ve tezat olarak sunulmuştur.

İklim,coğrafya,yönetmen üçlemesine serpiştirilen klasik müzik tınıları filme ayrı bir asalet katıyor .Aydın’ın yazarlıklar imtihanı,hevesi ve özellikle ablasının eleştirelere tepkileri oldukça düşündürücü…Yılka atının yakalanma,terbiye edilme çabası ve Aydın’ın onu beklenmedik şekilde özgürlüğüne kavuşturması (eşi ile yaşadığı yıkıcı tartışma sonrası,eşinin boğulur bakışları ve çimento dökülmüş bir çözümsüzlük sonrası) ve taşla arabanın camını kıran oğlunu cezalandırmak zorunda kalan İsmail’in çektiği acı filmden akılda kalanlar olarak tanımlanabilir.

”karşımızdakini olduğu gibi görmeyip onu tanrı’laştırmak, sonra da sanki böyle bir tanrı olabilirmiş de olmuyomuş gibi ona kızmak..”

”keşke kendimi kandırma eşiğim daha düşük olsaydı. böylece can sıkıntımı geçirmek için yapılabilecek anlamlı şeylerin olduğuna daha kolay inanabilirdim.”

İyi Seyirler!

Murat AKBABA

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir