KIŞ BAHÇESİ Ara28

Tags

Related Posts

Share This

KIŞ BAHÇESİ

         KIŞ BAHÇESİ / Kristen Hannah

Bugün çok sevdiğim bir kitabı sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben bu kitabın çok etkisinde kaldım. Ömrüm boyunca ilk kez bir kitabı okurken ağladım. Kitapların etkisinde, fazlasıyla kalır, empati kurar ve günlerce zihnimi meşgul eder durur fakat, ağladığım görülmüş iş değildir. Bu kitabı okuduğum zaman, ruhsal anlamda pek iyi değildim. Belki de bu yüzdendir bu kadar etkilenmem. Kitabın adı, Kış Bahçesi; yazarı ise Kristin Hannah. Kristin Hannah’ın okuduğum ikinci kitabı ve en sevdiğim kitabı. Herhalde yazarın öbür kitaplarını okusam bile, kış bahçesinin yeri değişmeyecektir bende. Kitap Rusya’da geçiyor. Yazar, çok akıcı bir dille ele almış. Kitabın ilk sayfaları biraz sıkıcı olsa da, merakla bir diğer sayfalara geçiyordum. Ortalarına gelince de resmen büyülendim. Finali zaten ayrı bir harika. Beklenmedik bir sürprizle karşılaştım finalinde ve dehşet içinde kaldığımı söyleyemeden geçemeyeceğim.

Hasta yatağında yatan bir baba, bir eş. Artık bütün gerçeklerin ortaya çıkması gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden, eşinden masalın tamamını okumasını istiyor. Tamamlanmamış bir masal ve tamamlanmasını isteyen iki kız kardeş. Bu masal daha önce duydukları hiçbir şeye benzemeyecektir; altmış yıldan uzun bir zamanı kapsayan, savaş mağduru Leningrad’da başlayıp günümüz Alaska’sına kadar uzanan, sürükleyici, gizemli bir aşk hikâyesi. Yazar, Leningrad’ı o kadar güzel betimlemiş ki hayran kaldım. Kitabı okurken, oraya hemencecik gitmek istedim. Bu masaldan yola çıkarak, annelerinin gizemli geçmişine yolculuğa çıkmaya başlarlar. Anneleri her gece masalın bir bölümünü anlatır ve heyecan dolu saatler başlar. Masal ilerledikçe, annelerinin geçmişi ortaya çıkıyor. Çektiği acılar gerçekten yürek burkuyor. Ben bu sırlarla dolu anneye hayran kaldığımı söylemeden geçmeyeceğim. Yazar, kadınların ne kadar güçlü olabileceğini, bir annenin çocukları için canını bile verebileceğini çok güzel aktarmış okurlarına.

Bir annenin yıllar süren dramı ve savaş hikâyesi bundan daha güzel anlatılamazdı. Yani şunu söyleye bilirim inanılmaz bir anlatımdı. Hıçkıra hıçkıra ağladım. Okurken, sol yanımda hissettim. Aylarca etkisinden çıkamadım. Her gece rüyalarıma Vera ve Sasha girdi. Ha küçük Leo’yu da unutmamak lazım. Şimdi bile kendimi Vera’nın yerine koyunca gözlerim doluyor. Vera’nın söylediği bir söz beni derinden etkiledi.

‘’Hiç bir yabancı gökyüzü beni korumadı, Hiç bir yabancının kanatları yüzüme kalkan olmadı! Herkesin ortak kaderine tanığım, Ben o zamandan, o yerden kurtulanım.‘’  

Kitabın içinde resmen kendimi gördüm. Çünkü o kitabı okurken bende zor dönemler geçiriyordum. Bulunduğum bölgede savaşın olması, bomba, silah sesleriyle sabahlara kadar uyuyamamam bu kitabı en derinden hissetmemi sağladı ve gözyaşlarıma hâkim olamadım. Okumayan herkese şiddetle tavsiye ederim. Umarım sizde benim gibi zevkle okursunuz. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğimle.

KAYNAK:melle-esperer.blogspot.com.tr

468 ad