KELLİĞİMİN HİKAYESİ

KELLİĞİMİN HİKAYESİ /Marek Van der Jagt

Genç Fransız yazar, yeni çağın en güzel örneklerinden birini yazmış doğrusu. Kişisel olarak yeni yüzyıl kitaplarından çok haz etmem ama bu çok iyi bir örnekti. Yazar karakteri anlatırken, bir pinpon topu gibi yaklaşmış olaya. Bir orada zıplamış bir  burada. Geri dönüşler içeren bir olaylar örgüsü yaratmış. Bu sırada yaşanan ve “modern” denen yüzyılın aslında bir yabancılaşma bir norm kayması olduğunu ortaya koymuş. Yaşanan her şeyin bir birikim sonucu olduğu ortada bu da bizi, bireysel bir yalnızlığa itiyor. “Sessizlik, iletişimin en üst düzey biçimidir ve sessizliğin anlaşılacak bir şeyi yoktur. Sessizlik, film başlamadan önceki boş ekran gibidir, anlaşılacak bir şey yoktur. Sessizlik, bir suçlunun yorumlanması gereken rüyası değildir.” Arayış içindeyiz daima; bulmak istediğimiz bulduğumuz olmasa da fark etmiyor bu: “Mutluluk eksik santimetreler meselesidir. Mutluluk her zaman eksik bir şeyler meselesidir.” Kitap modern zaman kültürü içinde kaybolan insani değerleri anlatıyor kısaca. Anlatım dili gayet iyi kurgusunu beğendim. Kısa bir mola vermek isterseniz gayet uygun bir seçim derim. Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

468 ad