Tem 26, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

KARANLIKTAN SONRA

KARANLIKTAN SONRA

KARANLIKTAN SONRA /Haruki Murakami

Orjinal adı ”Afuta Daku” olan ve 2004 yılında yayınlanan kitap ,2017 yılında Ali Volkan Erdemir çevirisi ile ülkemizde raflardaki yerini aldı.Haruki Murakami’nin kitaplarını okudukça yazarın tarzını çok daha iyi anlamaya başlıyorsunuz.Aslında kendisi ile henüz tanışmamış bir okur ”Bu kadar garip,mistik,karmaşık ne olabilir?” diye sorduğunu duyar gibiyim.Bir Nuri Bilge Ceylan filmine benzetiyorum ben artık onun romanlarını.Aynı Nuri Bilge’nin filmleri gibi, anı sanki en janjanlısından bir fotoğraf kağıdına aktarması ve bakan kişinin filmi yaşaması gibi;Murakami’nin kelimelerinin sarsıcılığı,cümlelerin canlılığı, bize ”An”ın içinde bir  yaşam sunuyor adeta.Kendimizi kenarda durup,kahramanları izler halde buluyoruz çoğu zaman .Elimizi uzatsak dokunacak ,fısıldasak ürkütecek gibi ”içeride”

Geceyarısı ve gün ilk ışıkları arasında bu tür yerler,gizlice karanlığa geçit açarlar.Orası,prensiplerimizin hiçbirinin işlemediği yerdir.Bu oyukların  insanları ne zaman ve nerede yutacağını veya ne zaman,nerede geri kusacağını kimse öngöremez.”

Murakami romanlarında müziğin ne denli bir fonetik etkisi olduğunu okuyanlar zaten bilir.Karanlıktan Sonra’da da, Murakami’nin kendi silahı olan keskin ve etkili ambiyansı yaratırken başka bir sanat dalından,başka başka müzisyenlerden  yine fazlasıyla yardım aldığını görüyoruz.

percy faith – go away little girl /sayfa.12
curtis fuller – five spot after dark/sayfa. 24
burt bacharach – the april fools/sayfa. 27
martin denny – more/sayfa. 33
ben webster – my ıdeal/sayfa. 53
duke ellington – sophisticated lady/sayfa. 61
pet shop boys – jealousy/sayfa. 62
hall and oates – ı can’ t go for that/sayfa. 63
ıvo pogorelic – english suites/sayfa. 76
francis lai – aşk hikayesi isimli filmde bir sahnede çalıyormuş/sayfa. 93
brian asawa – scarletti kantatı/sayfa. 120
sonny rollins – sonnymoon for two/sayfa. 155
şikao suga – bomb juice/sayfa. 160

”Ahtapot gibi birşey mesela.Denizin derinliklerinde yaşayan devasa bir ahtapot.Çok kuvvetli bir yaşam enerjisine sahip,bir sürü uzun koluyla denizin derinliklerine doğru gidiyor.Duruşmaları izlerken böylesi bir yaratığı hayal etmeden duramıyorum.O şey farklı şekillere bürünüyordu.Bazen devet oluyordu,bazen hukuk.Ne kadar kesersen kes,kolları yeniden uzuyordu.Kimse onu öldüremezdi.Çok kuvvetliydi ve çok derinlerde yaşıyordu çünkü.Kalbinin nerede olduğu bilinmiyordu.İşte o zaman çok yoğun bir korku hissettim.Çaresizlik hissi…Ne kadar uzağa kaçarsam kaçayım,ondan kurtulamayacağımı anlamıştım.Ve o yaratık için,benim ben olmam veya senin sen olman arasında bir fark yok.Onun önünde her insan adını yitiriyor,yüzünü kaybediyor….Hepimiz birer işarete dönüşüyoruz.Sadace birer rakam oluyoruz.”

Kitap ,bir gecenin başlangıcı ve bitişi arasında geçen zaman diliminde ,tüm geceyi dışarıda geçirmeyi amaçlamış Mari ile müzikle ilgilenen ve aynı zamanda bir hukuk öğrencisi olan Takahaşi arasında geçen diyaloglar;bir aşk moteli olan Alpenville’de, müşterinin saldırısına uğrayan bir çinli eskort kız ve bu saldırıyı hiç olmamış gibi yüzümüze vurmaya niyetli Şirakava;iki aydır sürekli uyuyan Eri Asay ve Japonya gecelerinin zifiri sokakları ve yalnız mekanları arasında geçen,kısa ve çok daha  ”KARANLIK”bir öykü …

“benimle sohbet etmek pek ilginç değildir.”
“daha önce biri böyle mi söyledi yoksa sana? seninle sohbet etmek hiç ilginç değil diye?”
mari başını sallıyor. “hayır, öyle bir şey olmadı.”
“o halde endişelenecek bir şey de yok.”
“karanlık bir kişiliğim olduğu söylendi ama” diyor mari dürüstçe, “birkaç kez…”

Enteresan veya mutlu bir son beklemeden,bir sanal gerçeklik gözlüğü takıp,onlarla birkaç karanlık saat geçirmek istiyorsanız;lütfen ıskalamayın!

Murat AKBABA

(Not:Erinmeden, sayfa sayfa çalınan müzikleri not alan ekşi sözlük yazarı sn.meursault samsa’ya teşekkürler!)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir