KALPAZANLAR

KALPAZANLAR/Andre Gide

Klasik bir romanı okumak bazen insanı zorlar çünkü ağır bir ilerleyişi vardır. Tasvirler, olayların akışı… Tipik bir klasik roman giriş ,gelişme ve sonuç kısımlarından oluşur. İşte bu noktada yazar yani; Andre Gide bu romanı ve roman tekniği ile roman sanatını  yenilemek istemiş olsa da, bu sonuca ulaştığını kabul etmek imkansızdır.

Buna rağmen bu yazar;

  • Yeni bir roman tarzı arayışında olması,
  • Canlı ve çekici tiplemeler sunması
  • Kişilerin serüvenlerini kendi serüvenimizmiş gibi anlatabilmesi ile

ilginç bir roman kaleme almıştır.

Kalpazanlar ; hem roman, hem roman üstüne düşünce ve  hem öyküler anlatan bir yapıt. Olaylar kopuk kopuk olsa da bir bütünün parçaları adeta. Romanı ilginç kılan öğelerden biri de ,gerçek yaşanmış olayları içermesidir. Olayları gazetelerden almış ve romanda yer alıyor.

Ama yavaş yavaş katlanıyor insan. Oysa yaşamdan çok şey de istemiyorduk. Daha da azını istemeyi öğreniyor insan… gittikçe daha azını.” Sonra uysalca ekledi: “Ama kendinden, gittikçe daha fazlasını.”

Bu roman,klasik bir romana karşı duruş olarak türünün tek örneği.Eser pek çok düşünür ve filozof için bir esin kaynağı olmuş . Olaylar örgüsü içinde insan hallerinin tamamını görüyorsunuz. Bir kaçış ve geri dönüş öyküsü içinde yine mutlak olanı arıyor ve aslında olmadığını görüyoruz. Değişken bir çok kavram işleniyor elbette; iyi-kötü kavramı ,ve tabii ahlak-ahlak dışı kavramı da günümüz koşullarında inceleniyor. Günümüz koşullarının önemi,yazıldığı dönemin bir çok kalıbını barındırıyor olmasında saklı adeta. Erdem kalıbı, ideal kalıbı, aşk kalıbı, romantizm kalıbı… İnsanların değer yargıları bu kalıp ve kurallar içinde oluşmuş. Kitap bir sürü güzellik barındırıyor.Yazarın ilk romanı olması ve bunu  klasik roman tarzı dışında icra etmiş olması güzel kılan unsurlar. Karakter seçimleri ve anlatım dili çok yalın ve güzel. Tahsin Yücel’in çevirisi ise ayrı bir renk katmış romana. Akmayan akışın içinden de, yazarın hayata dair bir sürü görüşlerini buluyor ve altını çiziyorsunuz.

Keyifle okuyunuz!

Ömer AYDEMİR