KAĞIT EV

KAĞIT EV / Carlos Maria Domingues

-KİTAPLAR İNSANLARIN KADERLERİNİ DEĞİŞTİRİR. Kimileri Malezya Kaplanı’nı okuyup uzak diyarlardaki üniversitelerde edebiyat profesörü oldu. Siddhartha binlerce gencin Hinduizme’e merak salmasını sağladı, Hemingway onları sporcu yaptı, Dumas binlerce kadının hayatını alt üst ettiyse de, yemek kitapları sayesinde intihardan kurtulanların sayısı hiç de az değildi. Ne var ki BLUMA kitap kurbanlarından biri oldu.

-Büyükannem ne zaman yatakta kitap okuduğumu görse bana, “Bırak şunu, KİTAPLAR TEHLİKELİDİR,” derdi. Yıllarca bunu onun cehaletine verdim, ama zaman Alman büyükannemin bilgeliğini kanıtladı.
…Bluma onu hayattan alıp götürecek olanın yine bu olacağını bilmeden hayatını EDEBİYATA adadı (EMILY DICKINSON okurken bir arabanın altında kalarak ÖLMEYİ yeğleyen tutkulu ve dik kafalı bir akademisyenlerden biridir ve tam istediği gibi ölür).

-…GÖLGE HATTI’nın bu eski püskü baskısına bir kez daha baktım. Bluma’nın JOSEPH CONRAD üzerine yazmakta olduğu tezden haberdardım, fakat beni daha çok şaşırtan, kitabın ön ve arka kapaklarının kir tabakasıyla kaplı olmasıydı. Sayfaların kenarlarında çalışma masasının pırıl pırıl ahşap yüzeyine ince bir toz yayılmasına neden olan ÇİMENTO kalıntılarıydı.

-Sadece çok uzak bir gelecekte bana FAYDASI olacak kitapları, genel okuma çizgimin DIŞINDA kalanları ve bir kez okuyup da bir daha yıllar boyu, belki de hiçbir zaman kapağını bile AÇMAYACAKLARIMI neden EVDE TUTTUĞUMU defalarca sordum kendime (öykünün sonunda YENİ BİR TEMİZLİK yapıp, elzem yahut faydalı bulmadığı kitapları BÜYÜK KARTON KUTULARA KOYARAK bir kısmını meslektaşlarına ya da öğrencilerine verir yazar).

-Çoğunlukla bir KİTAPTAN KURTULMAK ona SAHİP olmaktan daha ZORDUR. Kitaplar, sanki ASLA GERİ DÖNEMEYECEĞİMİZ BİR ANIN TANIKLARI gibi, bir İHTİYAÇ ve UNUTKANLIK ANLAŞMASIYLA tutunurlar insana.

-İKİ ÇEŞİT İNSAN vardır: Biri, KOLEKSİYONCULAR. Kendilerini NADİR bulunan baskıları, …seçkin ciltleri toplamaya adayanlar… Hem de bu sayfaları sadece GÜZEL bir nesneye, PAHALI bir parçaya BAKMAK için açacaklardır, başka bir şey için değil.
Diğerleri ise OKURLAR… Hayatları boyunca kütüphanelerine sadece ÖNEMLİ eserleri koyarlar. BRAUER’i bu gruba dahil ediyorum (Bluma’nın GÖLGE HATTI kitabını istediği kitap koleksiyoneri). Bu tür insanlar TUTKULUDUR, OKUMAK VE ANLAMAK dışında bir kaygı gütmeden saatlerini geçirecekleri bir kitap için oldukça mühim paralar ödemeye hazırdırlar.
…İnşa edilen bir kütüphane, YARATILAN BİR HAYAT demektir, yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.
…Kütüphane ZAMANA AÇILAN BİR KAPIDIR (Borges’den).
…Kitap müptelalarını, PARŞÖMEN BENZERİ DERİLERİNDEN anlayabilirsiniz.

-Ben de Goethe’yi WAGNER operası dinleyerek ya da Baudelaire’i DEBUSSY eşliğinde okumayı severim. Bu, YOLCULUĞUN bir parçasıdır ve sizi temin ederim alınan HAZ, her anlamda, EN ÜST düzeydedir.

-Yıllar boyunca kitapların MASA BACAĞI yahut üst üste dizilip üzerlerine bir örtü örtülerek KOMODİN işlevi gördüklerine tanık oldum; pek çok sözlük asıl amaçları için kullanıldığından daha çok, ÜTÜ ve DÜZLEŞTİRİCİ olarak kullanılmıştır ve hiç de az değildir içlerinde MEKTUPLAR, BANKNOTLAR ve SIRLAR saklayan, raflara gizlenmiş kitapların sayısı. İNSANLAR KİTAPLARIN KADERLERİNİ DE DEĞİŞTİRİR.

-Bir vazo, bir kahve makinesi yahut bir televizyon bir kitaptan çok daha önce eskir yahut kırılıp bozulur. Bir KİTAP, sahibi onu parçalamak, sayfalarını yırtmak, ateşe atmak istemediği sürece işlevini yitirmez. Arjantin’deki son ASKERİ DİKTATÖRLÜK döneminde pek çok insan KİTAPLARINI TUVALETLERDE, BANYOLARDA YAKTI veya BAHÇELERE GÖMDÜ. Adları kötüye çıkan ciltler, tehlike oluşturmaya başlamıştı. Kitaplar ve kendi hayatları arasında bir seçim yapmak zorunda kalan Arjantinliler KİTAPLARININ CELLATLARI olmayı seçtiler.
Uzun uzun çalışılan, tartışılan kitaplar, insanların içinde tutkular uyandıran, vazgeçilmez vaatler sunan ve eski dostlarından ayrı kalan kitaplar, havaya saçılan küller halinde göğe yükselmişti.
…Kitaplar bir yığın insanı SUÇLU durumuna düşürmüş, onların HAYATLARINI MAHVETMİŞTİ.
İnsanlığın bir, iki, hatta yirmi yüzyılı geride bırakma, istedikleri takdirde ZAMANI ALT ETME kapasitesine sahip bu dayanıklı nesnelerle olan ilişkisi hiçbir zaman MASUM OLMADI. Bu yumuşak, sarsılmaz kağıt hamuruna İNSANİ BİR MİSYON yüklendi.

***
18.000’den fazla kitabı olan BRAUER, kitaplarının yerini belirlemek için tutuğu katalog yanınca, kitaplarıyla birlikte kuş uçmaz kervan geçmez, kişiye kendisini kumun içine kaçan böcekten bir milimetre daha büyük hissettirme kapasitesine sahip bir mekana, küçücük bir BALIKÇI KÖYÜNE çekilir.
Bir duvar ustasına KİTAPLARINI kalın-ciltli olanlar kolon, diğerleri ise duvarlarda kullanılmak üzere bir KAĞIT EV inşa ettirir.
Brauer, Bluma’nın Joseph Conrad üzerine yaptığı çalışma için istediği GÖLGE HATTI isimli kitabını evin duvarları arasında bulmak, KOCA KİTAPLIĞININ NİHAYET BİR İŞE YARADIĞINI GÖRMEK için bütün evi balyozla delikler açarak YIKAR ve elinde valiziyle köyü de terk eder.

***

-Böylece tek yapabileceği, balyozu eline alıp SANKİ BU ŞEKİLDE HAPSOLDUĞU HAPİSHANEDEN KURTULACAKMIŞÇASINA KENDİ ESERİNİ BİR DAHA YIKMAKTI belki de sadece.
Yağmurun altındaki bu kitap ne Bluma’yı şaşırtabildi ne de bir fayda sağladı ona; fazlasıyla geç gelmişti zira fakat bir adam ZALİMCE, HUZURSUZCA ve katiyetle GÖLGE HATTININ ÖTESİNE geçti.

Ömer AYDEMİR

468 ad