Oca 6, 2018

Posted by in Edebiyat | 0 Comments

ISLAK KÖPEK KOKAN KELİMELER

ISLAK KÖPEK KOKAN KELİMELER

ISLAK KÖPEK KOKAN KELİMELER/ Umay Umay

Yağmuru hissettiğin ülkede yalnızlığının da kendiliğinden büyüdüğünü hissedersin.Böylece ısı farkı doğar evrenle kolların arasında.Sarıp sarmalama hissi buradan gelir.21 saniye sarılırsan karşındakine şifa verirsin.Bir çeşit bağ kurarsın.Hatırlamaya ya da karşılık bulmaya çalışmadığın sarılış.O 21 saniyeler ruhun bedenden çıktığında 21 gram olarak düşer yeryüzüne.Birilerinin ilhamı olduğun,yaşam kaynağı olduğun zamanlaradönüştürür parçalarını.İki kişinin arasında duran eşitsiz uzaklığı ve adil olmayan dokunuşları siler.Geriye melekler,serseriler ve şairler kalır.

Niye bunları anlatıyorum?Çünkü kendimi kocaman ıslak beton merdivenlerde yürürken gördüm.O kadar büyüktüler ki o merdivenler,yukarı tırmanışım bitmiyordu.Ama hiçbir yorgunlukta yoktu.Alnımda küçük ter damlaları birikip,sonra yok oluyordu.Ayaklarımda her zaman hissetiğim yerçekiminino ağrlığı sıfırlanış gibiydi.Kanatlarım olduğuna ikna olmuştum.Tercihim,şimdilik uçmamaktı.Benimle ilgili başka birinin,bana ait omayan hayalinde gibiydim.Çocuk olamayacak kadar büyüktüm.İlerledikçe dallarından kestaneler düşen sonbahar akşamları kalmıştı geriye.

Anıların soğumayan mevsimleri vardı.Sonra sarsıldım.Bana asla ait olamayacak o kokuyu duydum.Beni her zaman dışarıda tutacak ama hep parçam olacak şeyi.İmkansızlık dışında daha şeffaf yüzeyler yoktu.Tarifsiz olanı bulmaya adadım sözcüklerimi,sana diyecek bir lafım bile kalmadı diyordum.İşte.

İşte bu yüzden kalmadı.Tuhaftı.Ben coğrafi keşif yapıyor gibiydim.Ama sanki aşkı tekrar buluyordum.Dokunulmaz uzaklıkta ama soluğunu hissedecek kadar yaknda.Başını sevmem için uzatmış kedi gibi bakışlar.Belki zamana dönüşen şeydi aşk.Boyutsuz ve kuralsız nasıl öğrenilebilirdi.Buydu işte…Başarma hırsı buydu.Belki de hepsi için.Birkaç kutsal an için.Susmayı becerememek için.

Orayı hatırıyorum.Kaldırımda sana sarıldığımda kalın gözlük camlarımdan düşen ağlamaların.Herşey boşluktaydı ve tek ağırlık ikimizdik.Tekrar ‘an’a dönemeyişimizin acısı.Tam da o anın içinde.Evet,yüce bir şey için yaratıldık,yüce bir amacın parçalarıyız.Islak köpek kokan kelimeler.Sokak itleriyiz..En asilinden,en rezilinden,en korkusuzundan.Isırıp parçalayabilirim seni.Biliyorsun.

 

Bir de o var.Bıçağa göğsünü geren çocuk…Adaletin kumdan kale gibi eridiği o sahilde kırmızı kovasıyla savaşıyor.Tekrar ve tekrar her yıkılan kalenin yerine yeni kaleler kuruyor.Sonra dalga boyları oluyor aramızda.Saçlarım bu yüzdem heo ıslak.Kalbim hep umutsuz çırpınışlar içinde,o yüzden sarılmak istiyorum sana.21 uzun sane,21 uzun salise,21 uzuuuun milyon kere,milyar;onun bildiğini;o küçük ve devasa ,aşkla.

Dünyada,cellatlar ve katillerin sofrasında oturmuş sevginin olası ağırlığı ve ağrılı hallerinden konuşuyoruz.Konuşmak zorunda olduğumuz her şeyi tekrar konuşarark ve zehrin nasıl basit bir düzenekle gırtlağımızdan içeri sunulduğunu bilerek.Salaklıkla zekanın asil durduğu kanda boğulur gibi.21 milyon kere sana sarılıyorum.21 milyon kere yere çakılıyorum.21 milyon kere körlük.Bu büyüyen yalnızlığın döküntüleri.

Bütün yazılar halsiz.Sen sarıl diye bana.

Bavul /Ocak 2018

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir