Eyl 15, 2019

Posted by in Kitap | 0 Comments

GİTAR

GİTAR

GİTAR/Michael Del Castillo

Farklılar ile doğuyoruz. Kısa,şişman,uzun,sarışın,esmer vs… Bu elbette öncelikle bir bedensel varoluş açılımı. Bir de karakter olarak farklıyız. Haset, zeki, zeka özürlü… Ve işte burada toplumsal kimlik devreye giriyor. Bireysel farklar ne kadar bedenseldir ya da karakter bedene yansır mı? Asıl soru bu,görünen ve görünmeyen arasındaki bağ sanki. Ön yargılarımız ,o kadar görünen yüze dönük ki, çirkin bir insan iyi olamazmış gibi melek gibi yüzü olan bir kişi katil olamazmış gibidir. Oysa beden sadece bir kafestir ve biz seçemiyoruz bunu,en azından büyük parçalarını. Yeni teknoloji küçük değişimlere izin veriyor elbette. Toplumsal kimliğin bir diğer bileşeni de coğrafyadır. Yaşadığımız alan ve şartları bizim karakterimize keski darbeleri vurur. Sulak bir alanda insan serpilir. Kurak alanda ise kavruk kalır,güdük biraz hırçın olur. Hasettir kurak alandaki insan yüzü asıktır az kaynak vardır ve hayatta kalmak gerekir. Deniz ise ayrı bir çözümleme sunar. Denizle yaşamak,onunla karakterini oluşturmak demektir. Hırçın Karadeniz’in tüm kıyı şeridindeki izleri malumdur.

“Deniz… Onu burada acımasız ama sevgi dolu bir mitoloji tanrıçası gibi düşlemen gerekir. Beyaz köpükleriyle kayaları yalar, yayılır, kayar, sokulur, yükselir, alçalır, yeniden yükselir: Çetin ve erkeksi kayaları okşar uzun dalgalarıyla; kulağına bir şeyler anlatır ve sonunda sinirlenerek, doyurulmamış arzuların kalbi kırması gibi, aşkının öfkesiyle dağılır. Ama yenik düşmemiştir. Yeniden başlar ve onu iten erkeğe sokulmayı ve onu parçalamayı başarır. Uzaklarda, bu kaya parçaları yalnızlıklarına ağlar. Deniz, sırılsıklam aşık ya da kör kıskanç olduğu zaman ve yükselip çağladığında bu kopmuş parçaları örter, bağrında yok eder.”

Şekillenmeye başladığımız andan itibaren iyi veya kötü olmaya başlar mıyız?Bu insanoğlunun hiç bir zaman tam cevabını bulamadığı bir soru. Ama şu bir gerçek,fiziksel görüntü ve karater arasında bir bağ her zaman kurulur. Bu ister iyi niyetli,isterse kötü niyetli olsun… Coğrafyanın şekillendirdiği toplum sizi şekillendirir. İnançlar eylimler ve sonuçları. Yargılamak kolaydır elbette olanı olmayanı, olabileni veya olabilemeyeni… Bir var olma çabası toplumuda yontar yani. Onu da şekillendirir. Ve genel olarak toplumsal kimliği kabul ettirme sırasında bireysel farklardan oldukça çok vazgeçeriz ya da ona göre şekil alırız. Bir de ekonomik tabakalanma devreye girer ki,olay daha bir içinden çıkılmaz hale gelir.


Çirkin bir cüce iseniz,görüşünüz,tavrınız ve karakteriniz de bu vahşi ortamda büyümeye çalışır. Pek büyümeyen bedeninize inat, efsaneniz ve kötülüğünüz bir o kadar hızlı büyür. Doğa sana kötü davrandıysa insanlarda pek iyi davranmıyor. Saflık bile zengin ve güzele yakışıyor. Çirkinseniz yapacağınız en iyi şey karakterinizin iyi olmasına çalışmaktır. Tabii mümkün olursa. Çünkü toplumsal gerçekler buna izin vermez. Arzunuz,duygunuzu,sevinç ve hüznünüzü yüklediğiniz gitar bile şeytan icadı oluverir çirkinin elinde. Yok edilen gitar ile birlikte tüm hayatınızda paramparça olmuştur. Bir gitarı bile çok görmüşlerdir size.

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir