Oca 6, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

GENÇ BİR DOKTORUN ANILARI

GENÇ BİR DOKTORUN ANILARI

GENÇ BİR DOKTORUN ANILARI /Mihail Afanasyeviç Bulgakov

Kendi de romanın kahramanı Notum Bomgard gibi doktor olan yazar Bulgakov’un okuduğum ilk romanı.Yeni mezun bir doktorun eğitim gördüğü şaşalı üniversite hastanelerinden görev yapmak üzere perifere gidişlerinin,o bölgenin yaşam şartlarına,mesleğin zorluklarına alışmanın ne denli zor olduğunu,kendi iç sesine kulak vererek anlayabiliyoruz.Okuyucuya tüm bu zorlukları olgular,olaylar üzerinden doğal akışı ile anlatıyor olması doktor Bomgard’a bir empati kurmamızı kolaylaştırıyor.Bölgenin ıssız,soğuk,karlı olması kışın ortasında olduğumuz bu günlerde hikayaye daha kolay adapte olmamızı sağladı.

Romanın büyük bir kısmı Dr.Bomgard’ın bulunduğu hastan ve hastanede çalışan birkaç karakter arasında geçen konuşmalar ve belki de daha çok doktorun kendi iç sesi,bazen dış sesi,haklı yere henüz aşamadığı özgüvensizliği arasında geçiyor.Yine durum,şartlar ne olursa olsun bilginin zorluklarla başetmek,düze çıkmak için ne denli gerekli bir unsur olduğunu anlayabiliyoruz.

Kitabın sonunda morfin bağımlısı olan Dr.Sergey Polyakov’un bağımlılık süreci;başlangıç,umursamama,altta yatan sebepleri,devamında katkıda bulunan durumları,sürecin ciddiyetini,önü alınmazsa ne denli brütal olabileceğini bir günlük şeklinde,yine akıcı,sade, empati kurulabilecek şekilde gözler önüne seriyor.

Bir hekim olarak çok severek ,ve yer yer kendi anılarımı, komikliklerimi,korkularımı da gördüğüm için bazende duygulanarak okuduğum bu güzel Bulgakov modern klasik romanını şiddetle tavsiye ederim.
Keyifli Okumalar!

Alıntılar

”Frenginin buralarda kimseyi ürkütmeyişinin,frenginin kendisinden daha korkutucu olduğuna inanmıştım.”

”Akıllı insanlar mutluluğun sağlığa benzediğini çok önceden fark etmiştir: Mutluyken fark etmezsiniz; ama yıllar geçtikçe, geçmişte kalan mutluluğunuza ilişkin anılar, ah, anılar!…”

”Kokain başka birşeye dönüşüyor kanımda.Biliyorum:Bu şeytanın kanıma karıştığı an”

Arka Kapak Yazısı

Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye girişir.

Zor bir doğum, hassas bir cerrahi müdahale, uzaktaki bir hastaya ulaşabilmek için şiddetli bir kar fırtınasına rağmen göze alınan bir yolculuk, ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaş… Genç doktorun gündelik hayatında karşılaştığı bütün zorlu sınavlar, Bulgakov’un elinde olağanüstü güçlü bir anlatımla, dram sınırlarında gezinen bir dokunaklılıkta öykülere dönüşür.

Murat AKBABA

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir