FARELER VE İNSANLAR

FARELER VE İNSANLAR /John Steinbeck

Kara perşembe.

Tarih:  24 Ekim 1929

Yer: Amerika Birleşik Devletleri

Olay: Borsa dibe vurdu, binlerce şirket ve banka battı. Milyonlarca insan işsiz kaldı. 24 Ekim 1929 tarihe KARA PERŞEMBE olarak geçti ve büyük buhranın başlangıcı oldu.

Yazarlar elbette bulundukları coğrafyanın tüm olaylarından etkilenir. Bazen iyi bazen kötü etkilenir. Yazım dünyaları da buna göre şekillenir. J. Steinbeck yaşadığı dönemi en iyi yazanlardan biri. Gazap üzümleri bu büyük buhranı en iyi yansıtan roman elbette ama, yaşanılan o kadar sarsıcı gerçek tek romana sığmayacak kadar derin kapanmaz izler bırakmış ülke üzerlerinde.

Kitap bu minvalde değerli ve özel. Çünkü bu zor bir zemin üzerinde kelimelerle dans etmek kolay değil. Arka planı Amerika ve zor şartlar ön planda ise tabi ki insan ilişkileri var. Dostluk, sadakat, minnettarlık ve çıkar var. Biraz zeka seviyesi düşük bir insanla ona garip bir bağla bağlı öyküsünü tam bilemediğimiz bir insan var roman da. Karakterler sadece bununla sınırlı değil ama bu iki kişi ön planda.

“İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun.”

Zeka sorunu yaşayan bu karakter, aynı zamanda iletişim kurma sorunu da yaşıyor. Zülfi Livaneli romanı kardeşimin hikayesi geldi aklıma bu romanda. İletişim sorunu bir tarafa bir de sevgi sorunu yaşayan bir insan karşımızda. Aslında hemen herkesin sorunu olmaya başladı bu temas etmekten kaçıyoruz. Fiziksel temas özellikle kaçtığımız. Pragmatik ve liberal dünyanın bize getirdiği iki olgu var güvensizlik ve çıkar. Çıkarın kadar güven duyup yaklaşıyorsun; temas kuruyorsun. Bu vahşi kapitalizm dünyasında insan yine insan; duyumsamak, güvenmek, temas kurmak istiyor. Bu bir özlem bence o dönem daha büyük bir özlemmiş ki yazarın kalemine vurmuş.

Neleri yitiriyoruz teknoloji ve para uğruna, rahat yaşamak uğruna. Ne zaman başladık bilmiyorum yitirmeye insancıl değerlerin bir kısmını bilmiyorum ama içinizi ısıtmayan bu roman size de ayna tutuyor. Tarafınızı seçin dercesine.

“İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.”

Ömer AYDEMİR

468 ad