Nis 19, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

DON

DON

DON /Thomas Bernhard

“Beynin ansızın artık bir makineden ibaret olması, saatler ve günler, hatta haftalar önce onunla çakılan, kötü muamele edilen her şeye bir kez daha çekiçle vurulması gibi. Bir sözcüğün tutarlı sözcüklerden oluşan bir çığı, sözcük yapılanmalarından oluşan mahalleleri aşağıya çekmesi ve en küçük bir istisnaya bile izin vermemesi, verememesi gibi. Sanki cüce gibi bir diktatör, görünmez, en azından insanların yaklaşamayacağı bir konumda, her şeyi korkunç yıkıcı bir gürültü yaratarak harekete geçiren, ama kendisine karşı hiçbir şey yapılamayan muazzam bir mekanizmayı çalıştırıyormuş gibi…” 

Söz sanatının başında yazdığı bu ilk roman. Buna rağmen asla bir acemilik hissetmiyorsunuz. Bu yazarın ne kadar dolu olduğu gösteriyor. Bence iyi bir yazar olmamın en önemli şartı bu. İyi bir kültürel birikim.
Kitaba gelince karamsar bir atmosferde geçiyor olaylar. Bu yazarın döneme şartlara bakışını gösteriyor. Savaş bitmiştir ama savaş sonrası kırsal kesimin sorunları devam etmektedir. Kitabın iki kahramanından biri kendi yıkıcı ve acı dolu geçmişini kırsal kesimin soğuk medeniyetten uzak “don” kavramı ile özdeşleştirip yaşamaktadır. Kaçmıştır tüm medeniyet ve ailesinden. Bir ressam olmasına rağmen sanat dünyasından da soğumuş ve kaçmıştır.  Tüm yeteneksizliğini yansıtmayı tercih etmiş.

Roman dualizm örnekleri sergilerken karamsarlık nedenlerini felsefik ve psikolojik nedenlere yaymaktadır. Kitap bir çok bölümde incelenebilir. Bu kişisel karamsarlıkların yanında çevresinde olup biteni irdelediği bir çok bölümden oluşuyor.  Kişiler ve çevresel etkileri inceleniyor aynı zamanda bir yandan da o dönem Avrupa’sının gelişimsel süreci inceleniyor. Hastalık, çevre kirliliği ve endüstriyel gelişim çerçevesinde.
Mektuplar kısmı ise ayrı bir güzellikte yazar ikinci kahramanı kullanarak tüm olayları ve özellikle ressamın ruh halini anlatıyor. Tipik Thomas Bernhard yazım tarzını görüyorsunuz. Bir sarmal içinde olayları anlatmak her turda biraz daha genişlemek. Tekrar sıkmıyor sizi emin olun.
Keyifle okuyunuz!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir