Dokunmadan

Nermin Yıldırım’ın okuduğum ilk romanı “Dokunmadan”.İyi bir okuyucu olarak,romanın yazım dilinin,anlatımının,akıcılığının ve kurgusunun son derece iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Dokunmadan’ı büyük bir istekle,kah hüzünlenip kah tebessüm ederek bir solukta okudum.Her okuyucunun kendinde birşeyler bulacağı,hayatı,toplumu,aşkı,sevgiyi,yaşamayı,dokunmayı ve yapıp-yapmadıklarıyla,sustuklarıyla kendisini sorgulayacağı,bolca altı çizilebilecek başucu cümle barındıran çok güzel bir roman.

Romanda kahramanız Adalet,dünyaya geçerken uğramış gibi yaşarken ve karakteri gereği yaptığı veya yapmadığı herşey için aşırı suçluluk hissederken,ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir.Hastalık süreci,kendisini bu hallere düşüren,suçluluk duygusundan bir türlü kurtulamamasına neden olan hayatını sorgulamaya ve ilk günahını bulmaya yöneltir.Eğer ilk masumiyetini yitirdiği,içinde kötülük tohumlarının atıldığı ilk günahını bulur ve affettirirse,hayatının bundan sonraki kısmına suçluluk duygusunun kaynağını kurutup,huzura ererek başlayacaktır.Adalet ilk günahını bulma ve affettirme sürecinde, içsel ve dışsal bir yolculuğa çıkacak;aşk,sevgi,toplum ve geçmişiyle yüzleşecektir.

 

Romanın içeriği hakkında daha fazla bahsedip,büyüsünü bozmayayım.Güzel bir yapıt,okumak isteyenlere tavsiyemdir.

Son olarak okurken altını çizdiğim bir kaç cümle paylaşayım.

“Bazılarımızın ömrü,hayallerine kısa kalıyor”
“Yaşamak düşmekle kalkmak arasında geçirdiğimiz korkulu,ümitli,telaşlı zamanın adı.Düşüp düşüp kalkma sanatı”
“Susmanın bir ifade biçimi olduğunu savunmuyorum,ben sadece anlatmayı denemekten vazgeçtim.”
“Kalple ilgili çıkarma işlemlerinde gidip komşudan bir onluk alamazsınız.Onun yerine tutar kendinizi sıfıra tamamlarsınız.”

                                          Vedat ÇAKIRTEKİN

468 ad