Kas 20, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

DOKTOR MOREAU’NUN ADASI

DOKTOR MOREAU’NUN ADASI

DOKTOR MOREAU’NUN ADASI/H.G.Wells

“Bizi hayvanlardan çok insan kılan her ne ise, teselliyi ve umudu, sanırım, insanların gündelik kaygıları, günahları ve dertlerinde değil; maddenin uçsuz bucaksız, sonsuz yasalarında aramalı.”

Acı ve yasalar ,acı yasa gereği sanki birlikte var oluyor. Bir kısıtlanma olmadan nasıl idame ettireceğimizi bilmiyoruz bu yaşamı. Bizi güdüleyen de bu oluyor çoğu zaman,acı ve ondan kaçınma. Bu toplumsal yaşamı düzenleyen parametrelerden biri ve belki de en önemlisi; acıdan kaçma iç güdümüz. Peki bu güdü ortadan kalkarsa ve ya biri tarafından başka şekilde kullanılırsa ne olur? Bu bir soru olmaktan çok bir cevap aslında,acıyı kullanmayı bilenler gücü elinde bulunduranlar oluyor daima. Bu noktada ise güç dengesizliği giriyor devreye”Efendi-köle ilişkisi”: En çok,kurgulanan gerçekler korkutuyor bizi. Yasayı çiğnersen ceza alırsın ve  karşında kanunu bulursun. Kanun ise insanlar tarafından yazılmıştır ve elbette ilahi oldukları da olur. Ve saygı duyma ölçütü bu acıdan kaçma ile doğrudan ilişkilidir. Saygı duyulan ise,kanun yapıcının muhteşem alt edilmez gücüdür.

“Saygı duymalarının çok basit bir ölçüye, karşılarındaki iyi onlarda derin yaralar açabilme gücüne bağlı olduğunu anladım.”

Bu arada insan olma gerçeği ile karşı karşıya kalırız. Ağzı var dili yok hayvanlara eziyet edip, acı çektirmek çok mümkün ve hayvanların tek yapabildiği vahşi doğasında cevap vermek olur bu davranışa. Bu cevap biz insanların iradesi ve gücü karşısında cılız bir tepkiden ibaret kalır. İnsanın diğer insanlara karşı tutumu da zayıf bir hayvana yaptıklarından farklı değil ve bu tutum toplumsal ve global tabakalaşmayı getiriyor. Bu noktada illegal olan devreye giriyor. Yalanlar ve kaçışlar:

“Bir hayvan fazlasıyla acımasız ve kurnaz olabilir, ama ancak gerçek bir insan yalan söyleyebilir.”

Sosyal olma gerçeğinden kaçıp,kendi hayallerini yaşamak peşinde olan bir hayalperestin ahlak kurallarını aşan öyküsünde,insanla hayvan arasındaki farkları ve bu farklarında çok olmadığını görüyorsunuz. Temelde var olmak bir bedenin kuralları içinde var. Yani ihtiyaçlar bedensel anlamda ortak. Bizi ayıran ise kurgumuz,yaşadığımız ve yaşamayı hayal ettiğimiz kurgumuz. Ölümsüzlük mesela, yaşlanmamak mesela… Satırlar arasında insandan hayvana, hayvandan insana geçişin ince çizgisini okuyorsunuz. Büyük bir dehşetle ve bilimkurgu yaratmayı başaran bir yazarın kendi hayal gücü çerçevesinde…

Keyifli Okumalar!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir