Ağu 30, 2019

Posted by in Sinema | 0 Comments

DAHA

DAHA

DAHA/Onur Saylak (2017)

Onur Saylak’ın 2017 yılında,Hakan Günday’ın ”DAHA”adlı eserinden esinlenerek yönettiği ve çeşitli festivallerden ödülle dönen yapıtı,ülkemizin hümanizm kavramı ile sınavını gözler önüne seriyor.

İnsanoğlu ve toplumlar, en büyük sınavlarını çoğu zaman kaoslarda ve/veya savaşlarda -sonucu söylemek gibi olmasın veremedi- verdi.Yeniden karılan kartların önünde ağızlarının suyuna hakim olamayan toplumlar,gelecekte torunlarına yazdıkları tarihi anlatırken,boncuk boncuk terleyecek,yüzlerine değil yere bakıp konuyu değiştirecekler.

” bizler, hepimiz hayatta kalanların çocuklarıyız. savaşlar, depremler, kuraklıklar, katliamlar, salgınlar, işgaller, felaketler ve kavgalardan sağ çıkmış olanların çocuklarıyız. dolandırıcıların, hırsızların, katillerin, yalancıların, muhbirlerin ve hainlerin çocukları… bugün hayattaysak eğer soy ağacımızdan biri ya o, ya ben dediği için. ”

Ülkelerinde yaşadıkları savaş,yoksulluk,samimiyetsiz mücadele ,emperyal güçlerin amansız hesaplarından-adına ne derseniz deyin- kendileri,çocukları,gelecekleri için kaçıp birer mülteci haline düşen insanoğlunun sadece ülkemizde yaşadığı dramı ele alan filmde,baba-oğul birlikte taşımacılık yapan Ahad (Ahmet Mümtaz Taylan) ve Gaza (Hayat Van Eck) ikilisinin ilişkileri,tutkuları,varolma çabaları,şiddet eğilimleri, izleyiciyi bulantı dolu bir hikayeye çekiyor.

Geleceği tam bir olarak fenerle aydınlanmış Gaza’nın sonradan düştüğü karanlık,dönüştüğü kişi adeta ”Babaların günahlarını oğulları çeker” dedirtecek cinsten malesef.

Filmin birkaç sahnesinde gözümüze Jack London’un ”John Barleycorn”kitabı çapıyor.Büyüme,alkol,kabul görme,eğitim ve ailenin öneminin vurgulandığı eser,kimi sahnelere atfedilebilir nitelikte adeta.

”ancak yaşadığımız dünya özgür yükseklikler dünyası değildir. insan demirden bir yasaya göre öder borcunu; her güçlüğü dengede tutan bir de zayıflık vardır… her çıkışın ardından iniş, her yalancı tanrısal dakika için yılanlar gibi çamurlar arasında sürünme vardır.”

En vurucu sahnelerden biri, mülteci kıza devlet görevlisi asker tarafından tecavüz edilmesine Gaza’nın tam tepki  gösterirken babası tarafından uzaklaştırılması ve geçen monolog olarak gösterilebilir kanımca.

‘Sen o kız buraya nasıl geldi biliyormusun?-Yok…Nerden geldi biliyormusun?-Yok…Nereye gidiyor biliyormusun?-Yok…Sen hiçbir bok bilmiyorsun.Sen bugüne kadar ne yaptın hayatta kalmak için,neyini feda ettin?Kurt gibi geçireceksin hayata dişlerini,işte o kız onu yapıyor”

Filmde ayrıca sözleri Hakan Günday’a,bsetesi Pina’ya ait rap parçası olan Kandalı Ağı ”Bana bin vur bir say”,ağızlara pelesenk oluyor…

Eğlenmek için değil,aynaya bakabilmek için izleyin.Biliyorsunuz o aynaya bakabilmek herkese nasip olmaz.

Murat AKBABA

 

  • avatar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir