Kas 18, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

CYRANO DE BERGERAC

CYRANO DE BERGERAC

CYRANO DE BERGERAC/Edmond Rostand

“… Zaten ne çirkin olur
Şu upuzun burundan yere düşmesi billur
Gibi bir gözyaşının!.. Yaşadığım müddetçe,
Ağlayayım istemem. Düşün, ah ne işkence
Gözyaşının ilahi güzelliğini düşün,
Sonra çirkinliğini bu kaba görünüşün!
Gözyaşlarından daha mukaddes ne var sanki!
Asla benim yüzümden gülünç olsun bir teki
İstemem gözyaşının, gülmek can verişidir,
İstemem. “

Güzellik her zaman  beşeri alemde tartışma konusu olmuştur. Kimi zaman bir tüy güzellik katmıştır insana, kimi zaman bir peruka, bazen kilo bir sağlık gösterisi olmuş, kimi zamanda zayıflık bir güzellik ifadesi… Ne olursa olsun burun önemli bir gösterge olmuş. Çünkü yüzümüzde en çok göze çarpan o organ olmuştur burun. Bir sürü cerrahi operasyon yapılmış düzeltmek adına ve konuşurken bile  dilimize yapışmış değimlerle burun illaki “burnunu sokmuştur” hayatın her zerresine.

Peki burun bir güzelliğin maskelenmesine sebep olur mu? Güzellik insanın neresindedir bilmem ama, birçok görüş pek çok yerde tarif etti bazen;bazen de beden dışı bir yerde bulduk güzelliği. Ruh güzelliğini daha bir önemsedik, ya da önemser gözüktük. Oysa ki bunun tam aksini yaşadık gerçek hayatta. Ön yargılardan oluşan dünyanın gerçekleri imajın her zaman geçer akçe olduğunu öğretti bize. O zaman bazıları istemem eksik olsun dedi:

“Bir ağaç gövdesini, tıpkı sarmaşık gibi,
Yerden etekleyerek velinimet sanmak mı?
Kudretle davranmayıp hileyle tırmanmak mı?
İstemem eksik olsun! Herkes gibi, koşarak,
Yabanın zenginine methiyeler mi yazmak?
Yoksa nazırın yüzü gülecek diye bir an
Karşısında takla mı atmak lazım her zaman?
İstemem eksik olsun! Ricaya mı gitmeli?
Kapı kapı dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Yoksa nasır mı tutsun sürünmekten dizlerim?
Yahut eğilmekten mi ağrısın ötem berim?
İstemem eksik olsun! Tazıya tut, tavşana
Kaç mı demeli? Belki kaz gelir diye bana
Tavuk mu göndermeli? Yoksa bir fino gibi
Susta durmak mıdır ki, acep en münasibi?
İstemem eksik olsun!”

Romantizm ise bir çok insan ilişkisine yön verdi. Dayatılan tüm görüler veya hayal gücü bir çok insanın ikili ilişkisine yön verdi ve kriter belirledi aslında aşkın ifadesinde. Bir çok parametre içinde en ilginç olanı fedakarlık oldu sanırım. Neyi feda ettiğimiz yanında, kimin için ve ne şekilde feda ettiğimiz de önemli  oldu. Sevgi bir fedakarlık ister elbette ama kendinden vazgeçmeyi içerir mi bilemem. Bu tiyatro eseri döneminde olduğu gibi hala en romantik aşk öykülerinden biri muhteşem bir kurgusunun yanında dönemin eylemleri kriterlerini içerip,kültürel hayatı göz önüne seriyor . Kısacık bir bakış o yılların hayatına ve bir romantik dokunuş…bir güzellik çağrısı, bir güzellik sorgusu aslında.
Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir