ÇUKUR Kas20

Tags

Related Posts

Share This

ÇUKUR

ÇUKUR /Andrey Platonov

Çukur bir “çukur”un romanı aslında. Hani bir yandan kazarsın, bir yandan hafriyatı boşaltırsın; bir yanda yıkarsın bir yandan içini boşaltırsın. Amaç nedir yeni bir oluşuma, binaya, zemin hazırlamak, bir yuva kurmaktır. Çukur kazarken, pek çok şey için kazanız dediğim gibi. En çok da umudu yeşertmek için. Ektiğimiz bir ağaç ise, umut yeşildedir. Bir bina ise, içindeki faliyettedir umut veya umudun kırıntısı. Bu romanda böyle 30’lu yıllarda yazılmasına rağmen Rusya da 1987 yılında yayınlanabilmiş. Çünkü bu gerçekçi bir roman ve o dönem yaşanan sürece ayna tutmuş .

Sosyalizm yeni yeşeriyor, beş yıllık kalkınma planları hazırlanıyor ve ortada bir sürü farklı uygulamalar var. Bir sürü inanmış -sosyalizme tabii- insanın yanında, şüphe duyan bir sürü başka insan, bir arada var olma çabası içerisindeler. En çok ilgimi çeken bir papaz olmuştu. Sosyalizmden önce güvenilir bir iman sahibi kabul edilen ,yani kısaca iyi insan kabul edilen bu din adamı birden bire tam tersi bir konumda bulmuş kendini. Tarihsel süreç her zaman önemli bir parametre, bu tekrar vurgulanmış bu eserde. Aslında görelilik kavramı bir gerçek, yaşadığımız…Yer, kültür, ve zaman daima bizi etkiledi ve etkileyecek.


Yazar akıcı bir dil kullanmış gereksiz isimlerden uzak. Faliyete ve sonuçlarına gönderme içeriyor. Klasik olarak teorik ve pratik arasındaki farkı ortaya koyuyor. Yasaklanma sebebi de bu muhtemelen. Sosyalizm akımına karşı bir duruş sanılmış bu kitap. Oysa olaylar olduğu gibi değişmeksizin yazılmış. Bu nokta ülkede iktidar sahiplerini kızdırmış olsa gerek.
Yazarın o gerçek üstü kolay anlaşılır diliyle okuyun bu romanı.

“Fikir yoksa insanın eylemleri anlamsızdır.”

Ömer AYDEMİR

468 ad