Tem 29, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

CORİOLANUS’UN TRAGEDYASI

CORİOLANUS’UN TRAGEDYASI

CORİOLANUS’UN TRAGEDYASI/William Shakespeare

Coriolanus için “çağdaş” bir olumsuz kahraman tanımı kullanılmış tüm Shakespeare inceleyen değerli üstadlar. Bu eser, yazarın son dönem oyunlarından biri. Hatta son eseri olduğunu söyleyenler de var. Benim bu oyunda ilk dikkatimi çeken şey, o döneme aykırı bir duruş sergileyen karakterler. Yani onların çağdaşı değil bu karakterler. Bizim şu yüzyılın çağdaşları sanki. Hiçbirinin net geçilmez çizgileri yok mesela. Daha çok belirsiz çizgileri olan kahramanlar görüyoruz. Bu son dönem romanlarda ve oyunlarda gördüğüm bir ayrıntı. Bunu 1600 lü yıllarda yazılmış bir eserde okumak hayli ilgimi çekti doğrusu.

Oyun pek çok yönden bir ilk benim için.Bu oyun fazlaca sahnelenmemiş bir eser. Bunun dışında yazarın hemen hiç bir eserinde politika bu kadar ön plana çıkmamıştır. Halk ve aristokrasi arasındaki uyum, uçurum ve kavga ön planda bu eserde. Başlangıç bile vurucu doğrusu…

Ünlü tiyatro oyun yazarı Brecht de bu olumsuz kahramanı yazmak istemiş ve fakat bitirememiş. Brecht bu eseri politik açıdan görmüş elbette. Halka biçilen rol ve halkın isyanı açısından. Bu oyunda halk cahil ve güdülen bir koyundur. Yazarın bu eserinde kendi halkını eleştirdiği düşünülmüş . Çünkü o zaman %80 i okuma yazma bilmeyen bir İngiliz halkı söz konusu imiş. Bu durum ironik olsa da değişmedi aslında. Şimdi baktığımızda da aynı tablo ile karşı karşıyayız. Algı Oyunları, alışveriş zorlamaları, sosyal medya dayatmaları ile kuşatılmış halk yine kanmaya müsait, yine önderinin peşinden körü körüne gitmeye hazır. Bu açıdan insan davranışları değişmez ve evrensel sanki. Bir açıdan değil, pek çok açıdan bir sistem eleştirisi bu oyun. Daha doğrusu sistem eleştirisinin ön planda olduğu bir oyun. Bu açıdan da diğer Shakespeare eserlerinden oldukça faklı.

Eserin bir diğer önemli sahnesi ise, baş kahramanı Coriolanus’un taraf değiştirmesi ve rica için gelenler arasında geçen sahne. Bu ricacılar iki tane; biri babası gibi sevdiği Menenius, diğeri oğlunun annesi ve kendi annesi. Bu sahne aslında bağlılığın boyutu ve şekli ile ilgili. Kime ne kadar bağlıyız ve ne şekilde bağlıyız sorusunun ironik cevabı aslında. Baba gibi saydığı ihtiyarı reddeden Coriolanus, annesinin gözyaşlarına ve söylemlerine karşı koyamaz. Bu da bu olumsuz kahraman için başka bir açmazdır ve onu ölüme götüren basamaklardan biridir.

Ama onu öldüren en önemli sebep kıskançlık ve hasettir. Ezeli düşmanı ve bir ara dostu olan bir general tarafından oyuna getirilir. Burada kahramanın oynak bir karakterde olmasının rolü elbette büyüktür.
Dedim ya bu Shakespeare için çağlar ötesi yazılmış bir eser. Hala da geçerliliği olan bir sürü parametre içeriyor.

Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir