Oca 16, 2019

Posted by in Sinema | 0 Comments

CALL ME BY YOUR NAME

CALL ME BY YOUR NAME

 CALL ME BY YOUR NAME / Luca Guadagnino (2017)

Aşk aşktır işte…Rengi, yaşı, yeri, cinsiyet yoktur….Sesi, tadı, kokusu, duygusu vardır.

Tıpkı ne yaşları, ne ırkları bir olan; tek benzerlikleri cinsiyetleri olan Elio ve Oliver gibi.

Gençliğinin baharında, kendini geliştirmekten vakit bulup,kendini keşfedememiş ve henüz cinsel kimliğini bulamamış bir gencin gözünden izlediğimiz sıcacık bir film. Sevgi dolu aile ortamında, sanat dolu, müzik ve okumakla geçen o 1983 yazına Oliver’ın gelmesi, damga vurması ve sonrası… Elio’nun sadece odasını değil, yüreğini ve yatağını da paylaşacaktı zamanla…

Çekingen yapısının altında, aşktaki cesurluğu göz ardı edilemez Elio’nun. Açıkça olmasa da,duygularını ifade etmesi, hayalleri… Elio böyle olmasaydı, Oliver sadece düşünecek, düşündüğü için pişman olacak, kaçacak ve tüm bunlar hiç yaşanmamış olacaktı. Zaten Elio duygularını ona ilk ifade ettiğinde; kötü insanlar olmadıklarını ve pişman olacağı bir şey yapmak istemediğini açıkça dile getirdi. Dokunduğu ilk an,kopamayacağını anladıktan sonra ise sürekli kaçmaya başladı Oliver ve Elio çaresizce bekledi…

Babasının Elio ile yaptığı konuşma;

“ -Hiç beklemediğimiz anda, doğa ana bir katakulli çevirip en zayıf noktamızı bulur. Sadece… yanında olduğumu hatırla. Şu anda hiçbir şey hissetmiyor olabilirsin. Belki hiç bir zaman bir şey hissetmek istemeyeceksin. Bu konuları benimle konuşmak istemiyor olabilirsin ama… önceden açıkça hissettiğin şeyi yeniden hisset. Bak, güzel bir arkadaşlık kurdunuz. Belki arkadaşlıktan da öteydi. Ve ben size imreniyorum. Benim yerimdeki çoğu ebeveyn tüm bunların unutulup gitmesini ister. Oğullarının bundan kurtulması için dua eder ama.. ben o ebeveynlerden değilim. Yaralarımız hızla iyileşsin diye kendimizi hırpalayıp dururuz. Otuz yaşına geldiğimizde de çökmüş oluruz. Ve her yeni biriyle her başlangıcımızda sunacağımız daha az şeyimiz kalır. Ama kendini bir şey hissetmemek için zorlamak ya da hiçbir şey hissetmemek… ne büyük kayıp olur. Yersiz mi konuştum? 

ve film beklenen kopuşla biterken ateşi izleyen Elio’nun duygu dolu bakışlarla ağlaması; akıllardan çıkmayacak iki sahne olacaktır.

Homofobikleri belki bir miktar fobilerinden soyunduracak bir yapım.

Ne de olsa aşk aşktır… Rengi, yaşı, yeri, cinsiyet yoktur… Sesi, tadı, kokusu, duygusu vardır.

Aşkı55 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir