BİRDMAN (Cahilliğin Umulmayan Erdemi)

BİRDMAN (Cahilliğin Umulmayan Erdemi)-Alejandro Gonzales İnarritu

 

Alfred Hitchcock’un Rope filmi gibi Alejandro Gonzales İnarritu’nun Birdman’i izleyicide tüm filmin tek seferde çekildiği duygusunu uyandırıyor.Tamam,yeni fim takılırken birinin kamera önünde oturması taktiği,yerini dijital aldatmacalara bırakmış ama uyandırılan etki değişmiyor.Tek fark,artık tek bir odayla sınırlanmış olmamamız.Inarritu’nun kamerası fır dönüyorilk önce eskiden beyazperdeninsüper kahramanı olan Riggan Thompson’ın kendi yazdığı,yçnettiği ve oynadığı bir Raymond Carver hikayesi uyarlaması ile ilk defa sahneye çıkmaya hazırlandığı Broadway tiyatrosuna gidiyor,sonra onun peşinden sokağa çıkıyoruz.

Riggan’ın deliliğin sınırında dolaştığı en baştan açıkça ortaya konuyor.Film boyunca ikinci kişiliğiyle,yani 1992’de bu role veda etmeden evvel beyazperdede iki kez canlandırdığıçizgi romandan uyarlananfilm karakteri Birdman ile konuşup duruyor.(Riggan’ı canlandıran Michael Keaton da Batman rolüne aynı yıl veda etmişti.İnarritu ile başrol oyuncusu,bu bağlantıdan istediğimiz sonucu çıkarma işini bize bırakmış.)

Hollywood geri dönüşleri sevdiği kadar,kendisiyle ilgili filmleri de sever.Aynı şekilde İnarritu’nun filmi de bir taşla iki kuş vuruyor.Hem tiyatro hem de sinema dünyasına yönelik parlak bir taşlama ortaya koymanın yanı sıra,Michael Keaton’a Elmore Leonard’ın Jackie Brown (1997) ve Out Of Sight (1998) uyarlamalarında oynadığı Ray Nicolette rolünden beri canlandırdığı en güzel rolü sunuyor.Oyuncu bu filmde daha önce görmediğimiz bir yetenek sergilemiyor aslında (sonuçta Bruce Wayne’i böylesine canlı ve düşmanlarını da böylesine zorlu kılan onun o gergin enerjisiydi),ama bu enerjiyi deliliğin kıyısında gezen bir adamın-aşırı şişkin egosuna rağmen başarısız olma korkusundan eli kolu bağlanan bir aktör-portresine nasıl kanalize edeceğini son on yılda birlikte çalıştığı hiçbir yönetmen İnarritu kadar anlamamıştı.

Vurmalı ağırlıklı müziğiyle Birdman,çılgın ve zekice yazılmış bir komedi,İnarritu’nun önceki filmlerinin bazılarının aksine kendisini hiçbir zaman çok ciddiye almayan yapım.Keşke Riggan da aynısını yapabilseydi.

Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film/Stevan Jay Schneider/Çeviri:Pınar Şengözer

 

468 ad