Kas 27, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

BEŞ SEVİM APARTMANI

BEŞ SEVİM APARTMANI

BEŞ SEVİM APARTMANI/Mine Söğüt

İnsan oğlu var olduğundan beri bedensel ihtiyaçlarını karşılamak ve varlığını devam ettirmek için pek çok şey yaptı. Belki de bunlardan en önemlisi ateşi bulmuş olmak. Mitolojik olarak tanrılardan çaldığımız muhteşem güç…Bu güç sayesinde insanlar toplum olmayı başardı bekli de; ısındı, yemek pişirdi, hayvanlardan korundu, geceyi aydınlattı ve en sonunda teknolojiyi yarattı. Bu sayede barınaklar oluştu ve toplum ve diğer dinamikler gelişti. Mağarada korkarak başlayan toplumsal yaşam; ateşin önümüzü açması sayesinde köylere, şehirlere ve ülkelere dönüştü. Bu dönüşüm sırasında evler ve pencereler meydana geldi ve bu pençeler bir sürü sır sakladı ardında, dışarı sızan ışık da yetmedi çoğu zaman bu sırları aydınlatmaya:

“Pencerelerin öyküleri yaşamın tüm sırlarını içinde saklar. İddiasız, mütevazı ama derin anlamlar taşıyan ve kurgusuz gelişen hayatlar, sayısız pencerede bir hayal gibi oynar biter. Kiminin, zaman zaman da olsa seyircisi vardır, ama çoğu bomboş bir salona açar perdelerini. Tek kişilik oyunlarla ya da kalabalık kadrolarla… Dramlar, eğlenceler, aşklar, kavgalar damların, gökyüzünün, karşı duvarın ya da karşı pencerenin kendilerini seyredip seyretmediğine zerre kadar aldırmadan, fütursuzca sahne alır pencerelerde.”

Zamanla unutulan korkuların sebebi,doğa üstü olaylar bir hayal hezeyan oldu ateşin varlığında. Ateş tüm mistik dünyanın sebebi, hamisi, giriş kapısı,kaynağı olsa da ateş yaktı yok etti tüm mistik ve büyülü dünyayı. Bu dünyanın varlığına inanan pencereler ya taşlandı, ya da arkasında saklanan tüm o özel insanlarla birlikte yakıldı . Cadı oldular, büyücü sayıldılar, şirk koşan oldular ve en sonunda deli oldular. Toplum sevmedi bu özel insanları; kendine benzemeyen yaratıkları, dışladılar, uyuşturdular veya kapattılar. Aileler utandı onlardan, evlere hapsetti, zincire vurdu, tecavüz etti ,hiç değer vermedi.
Bu evlerin pencereleri de her zaman perili cinli evlerde vardı. Kaçtık onlardan,çocukları korkutmak için kullandık.
Bilinmez bizi daima korkuttu,bu korkuyu besleyen karanlık ve sırlar bizim sahip olmak istemediğimiz her ayrıntıyı temsil etti. Karanlıkta ise ,işimize tek yarayan gördüğümüz rüyalar oldu. Bu rüyalardan medet umduk, bu rüyalara anlam kattık.

Bu öykü rüyalar, cinler ,periler ve korkular ile örülü bu mistik dünyaya bir bakış. Bu coğrafyanın gerçekleriyle örülü bir mistik dünya… Yaşanan olayları gizleyen pencerelerin içine ince narin ve günlük konuşma diliyle  bir göz atma . Karakter seçimi ile bizden birilerini anlattığından hiç kuşku duymadığınız öykünün kurgusu içinde kısacık bir mola veriyorsunuz hayata.
Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir