Tem 27, 2018

Posted by in Kitap | 0 Comments

BEŞ PARALIK ROMAN

BEŞ PARALIK ROMAN

BEŞ PARALIK ROMAN /Bertolt Brecht

 

“… siz eski bir hırsızsınız. Nasıl işiniz soygunculuk. Bu Mesleğinizin içinde eski heyecanına sürdürdüğünü umuyorum. Başka türlüsü pek olmaz. Ama sadece dış görünüşte geri kalmıştır. Siz küçük bir zanaatkarsınız, hepsi bu. Bu, batmakta olan bir sınıf. Bir hırsız bir bonoya karşı nedir ki? Bir banka soygunu, bir banka kurmanın yanında nedir? Bir işçi kullanmanın yanında bir adam öldürmenin sözü mü olur? Bundan birkaç yıl önce bütün bir sokağı çaldık, tahta parkelerden yapılma bir sokakta bu, bu tahta parçalarını kazıp çıkardık, yükledik ve götürdük. Yaptığımızın olağan üstü bir başarı olduğunu sanıyorduk. Aslında boşa uğraşmıştık. Kendimizi boşuna tehlikeye atmıştık. Kısa bir süre sonra, belediyemiz Meclis üyesi olarak ihale dağıtımıyla uğraşmanın çok daha verimli bir iş olduğunu öğrendim. Bu yoldan bir sokağın ihalesini aldırdı insan ve böylelikle hiçbir riske girmeden, bir süre yaşayacak kadar para kazanırdı.”

Yıkım bir çok şeyi altında bırakır ve savaşta öyle bir çok can yitirilir, birçok bina ve kıymet yok olur. Bir sürü insan da bu yıkıntılar içinde kaybolur gider. Çok az insan ayakta kalır. Güçlüler ve bu yıkımdan faydalananlar. Karaborsacılar, manüplatörler, savaş simsarları. İsimleri değişik olsa bile hepsi aynı eylemin içindedir; kan emmek. Bu kitabın kurgusu tam da bu gerçek üzerinde, dönemin İngiltere’sinde geçiyor.

Bir aşk hikayesini barındırsa da, daha çok bir düzen eleştirisi görülüyor. Kapital düzeni ve en çok da mülkiyet istencini ele alıp, yerden yere vuruyor. Dilencilerden para kazanan baronlar, soygun mallarını nakte çevirenler, devleti dolandıranlar; hepsi burada ve şimdinin içinde,bir roman kurgusunda yerlerini alıyor. Çok fazla karakter ve fakat ortak yönleri var ”ÇOK PARA KAZANMAK”…

Bu dilencilik işinin de kendine göre bazı kuralları vardır, hatta bazı kuralları birçok işinkinden iyidir, çünkü hiç olmazsa bu iş, uygar insanlar tarafından terk edilmiş yabani yerlerde değil, büyük ve düzenli bir şehirde, dünyanın başkentinde yapılabilir ancak. Yalnız bu işte çalışabilmek için bir numara gereklidir. Bir de izin belgesi; bu belge ve numara da, tabii ücretli olarak, ancak bir yerden temin edilebilir: Old Oak Sokağı’nda bir dernek vardır ve bu derneğe üye olmak zorunludur..”

Ortaya konulan kuralları belirsiz bir dünya aslında,çıkar ise tek bir ortak nokta. Bu kuralların sabit olmadığı anlamına geliyor elbette. Oynak bir zeminde dans eden bir sürü cambaz izliyorsunuz roman sayfaları içinde. Kurgu güzel, fakat uzun isimli karakterler bazen yoruyor okuyucuyu. Savaş ve doğurduğu ekonomi ,roman da yine sade bir üslupla eleştiriliyor.

“sadakate sadece askerlerde rastlanır. Peki neden? Cevabi basit: asker sadık olmak zorundadır. Sadık olan için, onunla at hırsızlığı yapabilir denir. Böyle işte. Asker, arkadaşlarıyla at hırsızlığı yapabilmelidir. At çalınmayan yerde sadakat de yoktur. Tamam mı? İnsan çoğu kez doğru dürüst bir nedeni olmadan omzunda silahıyla öne atılmak zorunda olduğunda, hayatta kalmak için vurmak, boğmak, bıçaklamak zorunda olduğu zaman, yanında gerçek bir dostun varlığını duymak ister; kendi için vuran, kıran ve boğan bir silahın varlığını. Sadece böyle durumlarda en yüce duygular gelişir. Asker için sadakat meslek meselesidir.”

Romanı yorulmadan okumanız mümkün,tek anahtar biraz sabır. Bunu da uzun zamana yayarak sağlayabilirsiniz. Dönemi anlatan tiyatro oyunlarının kahramanı Bertolt Brecht tarafından kaleme alınan güzel bir roman.

Keyifle okuyunuz!

Ömer AYDEMİR

  • avatar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir