BATAN GÜNEŞ Nis15

Tags

Related Posts

Share This

BATAN GÜNEŞ

BATAN GÜNEŞ /Osamu Dazai

Uzakdoğu edebiyatından tanıştığım ve hayatını incelediğimde oldukça ilgimi çeken ve hemen bir kitabını okumalıyım dediğim yazar,Osamu Dazai…

 

”Batan Güneş”,Japon minimalizmi ve naifliğine 1940’lı yıllardan güzel, değişik bir pencere açıyor ve izleyin diyor..

Savaş sonrası Japonya’sında  fakirlik,yokluk,hastalıklar arasında ,bir aristokrasinin fakirliğin sıcağı altında  nasıl eridiğini ,çekirdek bir ailenin yaşadıkları, Kazuko’nun gözünden okuyucuya aktarılıyor.

Kitapta Dazai,kalıtsal veya edinsel aristokrasiye bakışı,tıpkı gerçek hayatta ailesine ve sosyal statüsüne baktığı gözle olabilmiş ve bunu en iyi kendi mevkiinden olacağını bildiğinden çekinmeden kaleme alabilmiştir.

Kitabın sonunda okuyacağınız Naoji’nin vasiyeti ve Bay Uehara aslında gördüğümüz kadarı ile yazarın kendi kişiliğinin ayrıştığı ve iki vücutta ,iki karakterde vuku bulan hali.Yazarın anlayabildiğimiz iki psikolojisi bu iki yitik kahramana serpiştirilmiştir .

Gerek görüşleri,gerek aşkları ,gerek kendine idol gördüğü Ryunosuke Akutagawa’nın intiharı,onu sürekli bir intihar fikrinin içinde yüzdürmiş,ve başarabildiği intiharın notunda ise bıraktığı,   “Doğduğum için beni affedin.” sözü Japon kültürünü oldukça etkilemiş ve günümüze kadar gelmiştir.

125 sayfalık ,bu kısa yolculuğa sırf Japon naifliğini yaşayabilmek için bile olsa ,başlamaya değer.

”Yerinde söylenen bir söz,gümüş tepside sunulan elmalara benzer”

”Yaz çiçeklerini sevmeyenler,yazın ölürmüş?Doğru mu acaba?”

”Ben vaktimi,sayılmak sevdasına düşmeyen insanlarla geçirmek istiyorum.Ama o insanlar benimle vakit geçirmek istemiyorlar.”

”Devrim ve aşk ,aslında yeryüzünün en iyi, en hoş nimetidir ve değerli oldukları için yaşlı ve akıllı beyinlerin yalanın keskin üzümlerini üzerimizde çiğnediklerini düşünüyoruz..Ben tüm varlığımla şuna inanmak istiyorum:İnsan,Aşk ve Devrim için yaratılmıştır.”

”Bütün insanlar aynıdır.Bu bir felsefe olabilir mi?Bunu ilk düşünen insanın bir rahip,bir filozof ya da bir sanatkar olduğunu düşünmüyorum.Bu düşünce,hiç kuşkusuz bir meyhaneden çıkmıştır.Bütün dünyayı altüst eden ve onu iğrenç kılan bu düşünce!Bunun demokrasiyle,marksizmle hiçbir ilgisi  yok.Hiç kuşkusuz,bir meyhanede çirkin bir adamın yakışıklı bir adama söylediği bir düşüncedir.Bu basit bir sataşma ya da kıskançlıktır ve ideolojiyle filan ilgisi yoktur.”

Keyifli Okumalar!

Murat AKBABA

 

 

468 ad