Şub 6, 2019

Posted by in Kitap | 0 Comments

ATİNALI TİMON

ATİNALI TİMON

ATİNALI TİMON/William Shakespeare

Kişilik gelişimini belli dönemlere ayırarak ele alan Erikson, sekiz psikososyal dönem tanımlamıştır. Bu dönemlerin ilk beşi Freud’un psikoseksüel kişilik gelişim dönemlerine benzer.
Bu sekiz dönem daha çok “aşama” olarak adlandırılır ve “aşamalı oluşum ilkesi” olarak bilinir.
Erikson’un kuramındaki diğer bir önemli kavram “psikosoyal kriz”dir. Erikson’a göre her gelişim aşaması çevrenin gereklerine uyum sağlayarak kişinin aşma zorunda olduğu çatışmalar ve gerilimlerle belirlenmiştir. Bu çatışmalar ve gerilimler süresince bireyin kimliği tümüyle korunmaktadır. Ancak gelişimin sağlıklı sürdürülebilmesi için her aşamadaki kriz başarıyla çözümlenmelidir. Eğer kriz ilgili aşamada çözümlenemez ise, sonraki aşamalardaki krizin tetik noktasını oluşturabilir ve çözümleninceye kadar sorun yaratır.

Bireyin ilgili aşamadaki krizi atlatabilmesi, o aşamaya özgü temel gelişim görevinin tamamlanması anlamına gelmektedir. Bir aşamayı yaşayan birey önceki aşamalardan kalan sorunlarla birlikte yaşamını sürdürebilir ancak bireyin çeşitli zorlanmalar karşısında bir önceki aşamaya gerilemesi mümkündür.

Bu sekiz aşamaya göre kimlik duyguları:
1. Aşama: “Bana ne verildiyse ben oyum”
2. Aşama: “Ne yaparsam ben oyum”
3. Aşama: “Hayal ettiğim şeyi olacak kişiyim”
4. Aşama: “Ne öğrenirsem ben oyum”
5. Aşama: “Ben kimim?”
6. Aşama: “Biz sevebildiklerimizin tümüyüz”
7. Aşama: “Ben ürettiğim şeyim”
8. Aşama: “Ben geride bırakabildiklerimim”.

Bu noktada Atina’lı Timon’a bakınca bir sürü süreci özetlemiş yazar. Bunu yaptığı sıralarda bu tür kuramlardan habersiz yazmış yazar ve Atinalı Timon bağlamında bu dönemlere göndermeler yapmış yazar. Bir çok anlamda bir riyakarlık oyunu olan eserde,insanlığın her yüzü olmasa da çoğu yüzünü sergilemiş.

Varlık kelimesinin çoğul anlamı içinde parasal varlığın geçici,bedensel varlığın ise gerçek olduğunun ispatı gibi. Kurduğumuz sosyal bağların ne kadar kırılgan ve çıkar ilişkisi yönünde olduğunun kanıtı.Yüzümüze her gülen elbette dost değil ve her seni çamura saplayan da düşmanın değil.

Ah bu insanlar! Kulakları öğütlere sağır,
Dalkavukları dinlemeye hazır.”

Timon elbette şan şöhret,para sarhoşluğu içinde har vurup harman savururken gözlerindeki perde kalkıyor ama gelişimin son evresinde. Kuramcının belirttiği 6. aşama (İlk/Genç Yetişkinlik Dönemi yakınlık- yabancılaşma/ yalıtılmışlık.) 7. Aşama (Yetişkinlik dönemi, üretgenlik-verimsizlik/durgunluk) onun için tam bir felakete dönüşüyor. Dostlar dediği tüm insanların sırtını döndüğü bir olaylar zinciri içinde kendini buluyor, hiç aramadığı halde. Bir sorgulama başlıyor elbette aramanın gereği olarak, ve bir çok çıkarım:

“İnanç ve çıkar ayrılıklarından doğmadır bu yiğitlik,
Gerçekten yiğit olan insan katlanır,
İnsanoğlunun en pis soluğuna!
Birer giysi sayar kötülüklerini;
Ve giyinir de onları hiç yadırgamadan;
Ama yüreğini korur ve kötülüklerden,
Günah tehlikesi karşısında tutar kendini.
Gördüğümüz her haksızlık adam öldürecekse bize
Bir başka hayat seçmeliyiz kendimize.

Kurgusal gerçeklik içinde en çok değer verdiğimiz para oluyor daima. İnanç sistemlerini bile etkileyen bir gerçeklik. Tanrı-para diyorum ben bu olguya. İnsanın tüm değerleri değişti Alman pos bıyıklı adamının dediğine göre “Tanrı öldü çoktan”. Başka şimdi yaşananlar başka bir inanç sistemi bize dayatılan. Timon ancak son döneminde anlıyor bunu ve vazgeçiyor insan olmaktan soylu ve zengin olmaktan. Umutsuzluğunu Atina’lılara şu şekilde söylüyor:

“Şurada koruluğumda bir ağacım var benim;
Yakacak odun için kesmek zorundayım yakında.
Söyleyin dostlarıma, söyleyin Atina’ya,
En baştakilerden en sondakine kadar herkese,
Kim kurtulmak istiyorsa dertlerinden,
Söyleyin hiç durmasın, hemen gelsin buraya
Ağacım baltayı yemeden assın kendini!”

İşte bu noktada sekizinci ve son evreye girdiğini görüyoruz Timon’un yani yaşlılık, benlik bütünlüğü/umutsuzluk…Bu evrede kendi mezarını kendi kazacak kadar vazgeçiyor insan olmaktan,tamamlıyor benliğini ve bir iki satır yazarak çıkıyor işin içinden öfkeli ve yenik terk ediyor dünyayı:

“Zavallı bir canın zavallı bedenidir burada yatan: Adımı sormayın, dünyada kalan geberesi alçaklar! Sağken bütün insanlardan iğrenen Timon yatıyor burada; geçerken söv sövebildiğin kadar, ama geç git, durma!”

Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir