AŞK VE ÖLÜM ÜZERİNE

Aşk ve Ölüm Üzerine – Patrick Suskind

 Koku’dan sonra Patrick Süskind, gözümde tartışılmaz bir büyüklüğe ve saygı mertebesine ulaşmış, her kitabı bünyeye indirilmeli yazarlar listeme girmişti. Kendisi ile oldukça ortak yanlarımızın bulunduğunu hissetmiştim nedense Koku’yu okurken. Bu düşücem Aşk ve Ölüm Üzerine’de daha da bir belirginleşti. Evet bende öyle düşünüyorum dedim her paragrafda. Hele anlatılan bir kaç öykü de oldukça şaşırdım ve biraz da sevindim.

Aşk ve Ölüm Üzerine, Patrick Süskind’in bir tür denemesi. Aslında felsefesi ya da aşk görüşü, aşk ile ölüme bakış açısı da diyebiliriz. Düz anlatım yazısı ya da sıkıcı felsefik metinler gibi düşünmeyin. Herhangi bir akıcılıksız anlatım, içinden kopup gittiğiniz bir eser Patrick Süskind’de olmaz diye tahmin ediyorum. Yakın zamanda tüm eserlerini bitirdiğimde bunu daha net söyleyebilirim, şu an sadece tahmin ediyorum.

Kitabın başından sonuna sunduğu hemen hemen her fikir aklınıza yatan ve evet doğru diyebileceğiniz fikirler ya da düşünceler değil elbette. Ama herkesin ortak bir nokta da belki bir kaç uçta yakalanabileceği düşünceler var. Özellikle öykülerle desteklenmiş olan kısımlarda olayın bütününü görmek çok daha kolay olabiliyor. O zamanlarda konuyu algılayıp, önyargılardan sıyrılıp düşünmek çok daha kolay olabiliyor çoğu zaman. Benim için kitap baştan sona tamamen doğru diyebileceğim bir kitap. İçimdekileri bu kadar net nasıl anlatmış yazar anlayamadım resmen. İşte bu dediğim çok an oldu. Kitabı okumak, kendimi dinlemek gibiydi. Kendini ifadenin en iyi hali bu kitabı okumak diye düşündüm kendi kendime. Ama eminim ki bne bu kadar iyi ifade edemezdim. Hele bu kadar iyi örneklendirmeler hiç yapamazdım.

En sevdiğim paragraflardan paylaşmak istedim;

“Aşkın bedeli her zaman akıl kaybı, teslimiyet ve bunun sonucunda meydana gelen ergin olmama hali ile ödenir.

Platon’a göre aptallar güzel ve iyi olman için, ilahi mutluluk için çabalamaz çünkü hallerinden memnundurlar. Bilge olanlar da bunlar için çabalamaz çünkü onlara zaten sahiptirler. Sadece aptallık ile bilgeliğin tam ortasında duranlar, yani sen ve ben ve sabırla kırmızının yeşile dönmesini bekleyen diğer herkes Eros’un okunu algılayacak durumdadır.

Aşk, hiçbir ölümlünün yakasını kurtaramayacağı bir güçtür ve aşkın ışığı bazen ölüler diyarının en karanlık köşelerine bile sızabilir.

“Gerçek aşk”, diye yazar Stendhal, ölüm düşüncesini daha sık getirir akla, ölümü düşünmek daha kolay, daha az korkutucu hale gelir; ölüm basit bir mukayese meselesine, kişinin pek çok şey karışılığında ödemeye hazır olduğu bir bedele dönüşür.”

Şiddetle tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.

Kaynak:Metin Yılmaz – http://www.kitapveyorum.com

468 ad