Oca 19, 2019

Posted by in Kitap | 0 Comments

AKŞAM YEMEĞİ

AKŞAM YEMEĞİ

AKŞAM YEMEĞİ/Herman Koch

“Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.”
Tolstoy. Anna Karenina.

Aile, toplumun en önemli çekirdeğini oluşturuyor uzun yıllardır. Bu kan bağının yerini alabilecek pek başka bir şey bulamadık doğrusu. Bu denendi mi ?Evet,denenmeye devam ediyor mu evet… Şöyle ki bunu en yakın zamanda Hitler döneminde yaşadı insanlık. Kuzey Kore de hala yaşanıyor sanırım. Aile yerini,toplum ve lider almış durumda. Ya da bu noktada baskılar o zaman da vardı,hala da var. Ama bu kan bağının yerini tutan pek bir şey yok. Toplumsal var oluşumuzu kolaylaştırması yanında, ondan kaçmamızı da sağlayan bir oluşum; Aile… Hem cennetimiz hem de cehennemimiz…

Biz bu oluşumun içine doğuyoruz. Yani genlerle,kültürel birikimle bir çok patolojik olayın veya mutlu olayın ortasına doğuyoruz. Bir küçük azınlık hariç. Yani terk edilenler ve ya ailesi ölenler … Onları bir kenara bırakırsak; dünyaya çıplak gelsek de,yalnız gelmiyoruz. Yaşadığımız toplumun temeli,yapı taşı ve etkeni/edilgeni olan bir oluşum içine; aile içine… Elbette seçemiyoruz aile fertlerini ve onların iyi olduklarını ve ya iyi niyet beslediklerini var sayıyoruz. Veya bu öğretiliyor bize. Biz onlar,onlar bizim için var sanki ya da öyle olması umuluyor.

Aile,bir iyi niyetler ağı olmadığı gibi yansıması toplumda bir iyi niyetler topağı değil. Aile neyse,yansıyan da üç aşağı beş yukarı o oluyor. Bu nokta ilginç bir hal alıyor işte o zaman; aile mi toplumu, toplum mu aileyi yönetiyor? Bu soruya verilecek net bir cevap olduğunu sanmıyorum.

Peki aile için neleri göze alırsın? Yazar buradan yola çıkıyor. Bir olayın,onda yarattığı sarsıcı etkisini kullanmış. Bir cinayet,cinnet arası olay bu romana neden olmuş. Romandaki kahramanların birinin kısıtlı,tek görüş açısından yazmış romanını yazar. Bir baba olan kahramanın bakış açısı ile bakmış olaylara. Bu çıkış noktası her ne kadar dar gibi görünse de,geriye dönüşler ile derinlik katmış romana ve bir alt yapı hazırlamış. Bir akşam yemeği için toplanmış, toplumun önde gelen üyelerinin konuşmaları tavırları ve geçmişleri ile bir örgü oluşturmuş. Bu örgü elbette yergi olmuş pek çok yerde; kişisel tarihin, toplumsal tarihin ve global tarihin bir yergisi…Aile ve toplumu oluşturan tüm dinamik ve katmanlar kişilerin gözlemleri ve kişisel tarihleri ve trajedileri ile ortaya konmuş. Basit ama etkili cümleler kurmuş çoğu yerde ve bu anlatımı tercih etmiş. Duyguyu aktarmak için kullandığı tasvirleri ortama uyarlamış ve çağrışımsal bir sürü geri dönüşlerle zenginleştirmiş. Günlük konuşma dili ile yazılan bu kısa roman sizi aile, geçmiş, hata, haya, fedakarlık düzlemin de düşündürüyor.

Sahi siz aile için neleri göze alırsınız?
Keyifli okumalar!

Ömer AYDEMİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir